Söylentinin «Radikal» anlamı

Neymiş, neymiş?.. dedikoduculuğu etmeden, Doğan Yayın Holding'le ilgili haberi Taraf gazetesi dün güzel güzel vermişti. Doğan Yayın Holding'in son açıklamasından yola çıkarak, diyordu ki:

Neymiş, neymiş?.. dedikoduculuğu etmeden, Doğan Yayın Holding’le ilgili haberi Taraf gazetesi dün güzel güzel vermişti. Doğan Yayın Holding’in son açıklamasından yola çıkarak, diyordu ki:
«Bugün bir kısım medyada doğrudan ve dolaylı bağlı ortaklarımız nezdinde faaliyet gösteren bazı gazetelerin satıldığı yönünde haberler yer almıştır. Mevcut durum itibariyle, daha önce konuya ilişkin olarak yapılan açıklamalar dışında, mevcut durum kamuya açıklama yapılmasını gerektirecek herhangi bir durum bulunmamaktadır.
«Doğan Holding ekim ayının sonunda yaptığı açıklamada, bağlı ortaklığı Doğan Yayın’da hisse satma, hisse değişimi veya stratejik ortaklık da dahil muhtelif işbirliğine yönelik çalışmalara başlama kararı aldığını dile getirmişti» diyerek, dünkü haberini Doğan Yayın’ın bu son açıklamasıyla bağlayan Taraf, bu konuda daha önce verilmiş olan haberi de özetlemişti.
«Aydın Doğan’a ait Doğan Gazetecilik çatısı altındaki beş ulusal günlük gazetenin Alman medya devi Axel Springer’e satıldığına dair haberde, tarafların gazetelerin satışı konusunda uzlaştığı yazılmıştı. Toplam tirajı 1 200 000’i aşan Milliyet, Vatan, Posta, Radikal ve Fanatik gazetelerinin yönetimi Alman Axel Grubu’na geçecek. Bu satış sonrası Doğan Ailesi’nin yazılı basındaki gazeteleri Hürriyet ve Referans olacak. Ayrıca Kanal D, Star TV, CNN Türk ve D-Smart ise Doğan Grubu’nda kalacak» denmişti.
Ardından İMKB’de Doğan Yayın Holding’in tahtası işleme açılmış. Varılan nokta özetle bu. İhtiyaç duyulmuş, konuşulmuş ve anlaşmaya varılmış bir satış işleminden sonunda vazgeçilmiş. Sebepleri ve olayın seyri hakkında, inanmamakta serbestsiniz amma, şu yazdıklarım dışında hiçbir bilgim yok.
*
Nedir ki, satılacak gazeteler arasında Radikal’in de bulunması beni ayrıca ilgilendirdi; canım sıkıldı daha doğrusu.
Önce şunu söyleyeyim. Camia içinde bu haberler yüzünden herhangi bir tereddüt, en küçük bir huzursuzluk söz konusu olmadı. İnternet siteleri bu haberle çalkalanırken de yoktu. Gazetecilikte geçen şu son 14 yılın benim için farklı bir anlamı var. Bunu gelecek düşüncesinden âzat olmadıkça anlamak kolay değil. Koca Yunus’un ağzıyla dersek, Öyle namâzın kılasın, her ne dilersen bulasın / Tamudan âzâd olasın, KULLAR ÂZÂD OLSA GEREK!
Doğan Grubu, Türkiye’nin daha önce görmediği büyüklükte, maddesi ve ruhuyla entegre («bütünleşmiş») bir basın-yayın devidir. Grubun kurucusu, bizzat yarattığı bu devin gerçek büyüklüğünü algılamamakta ısrarlıymış gibi gelir bana. Kendimize dönük başlıca eleştirilerimden biridir bu. Zaman zaman, bu yüzden haddini aşarak demokratik bir toplumda basın-yayının yerini ve rolünü ve kendi miktarını bilemeyenlere, bence biraz da bu yüzden rastlanmaktadır.
Radikal, gazeteciler için mensubiyetinden gurur duyulacak bir basın-yayın kurumudur. Keşke hepiniz, aynı zamanda Mehmet Âkif sevdalısı da olsanız! Olanlar var, kulağıma geliyor.
Hak erenler iyi bak kendine miktârını bil / Sendedir nüsha-ı kübra okumuşlarda değil! 

Küçülen tek yerimiz, beyin
Antika haberleri Roma’dan Reha Erus verir daha çok. Dün bir haberinde, İtalya’da antropoloji uzmanlarının ilgi çekici bir çalışmasından söz etti (Hürriyet, 12 kasım).
Gözünüze ilişmediyse özetliyeyim. Soyumuzun gelecekteki halini tarife çalışan, uyarı dozu yüksek bir keşif, bir tespit.
Adem ile Havva soyundan gelenlerin gelişme, daha doğrusu dönüşme süreci üzerinde çalışmışlar. İşte bulguları:
* İnsan anatomisi 4,4 milyon yılda çok değişmiş. En çok da son 150 yılda. * Bir buçuk asırda insanların boyu 14 santim, ağırlığı 20 kg, ayak ölçüsü 2,5 numara büyümüş ve artmış. * Âdetten kesilme yaşı 47,4 yıldan 51,4 yıla yükselmiş. * Kalkınmış ülkelerde yaş ortalaması -ömür uzunluğu daha doğrusu- 120 yılda 39’dan 82 yaşa kadar uzamış.   * Gene son 150 yılda insanların ortalama ağırlığında 20 kiloluk artış olmuş. * 60 yılda insandaki alerji belirtileri de yüzde 10’dan 30’a kadar artmış.
İnsanın fire verdiği tek alan varmış, diyor Reha. (Kaynağı, İtalyanların Airone adlı dergisine bu bilgileri ileten biliminsanları.)
– Beden ve sağlık özellikleri, uzuvlarının ve niteliklerinin hemen hepsi gelişmeler kaydeden insanda, tek bir uzuv küçülmekteymiş: BEYNİ!
Bundan 10 000 yıl önce ortalama ağırlığı 1 444 gram olan insan beyninin günümüzdeki ortalaması 1 300 grama düşmüş.
Beyin, akıl sır ermez uzvumuz bizim. Canlı’da tecelli eden mucize. Yaratanın, bedenin en sağlam ve güvenli yeri olan kafatasına yerleştirdiği özel temsilci. Bence bir tür peygamber.
Yeni bulgu, beyinsizleşmekte oluşumuzun apaçık ifadesinden gayri ne olabilir?

Dil Yâresi
* Sabah sabah keyfini kaçırdım Melek kızımın da:
– Dünkü bir yazımızda «Passaparola’sız sohbetin tadı olmaz» demiş, ama Dil Yâresi’nde anlam tarifini vermemişiz. Kelimeyi Metin Uca kullandı bir programının adı olarak; onunkinde iki «s» var, bizimki tek «s» olacaktı.
Dedim ya, canı sıkıldı çocuğun da... Ben ilk iş olarak, gazeteleri bile okumadan kaleme davranıp Dil Yâresi metnini yazdım.
PASAPAROLA (İtal. passaparola).. 1. ask. «Bir askerî birliğe verilen ve ağızdan ağıza bütün askerlere duyurulan emir.» 2. teşm. «Ağızdan ağıza yayılan söz.» (Argo sözlüğüne göre «dedikodu.»)
*
Birkaç dakika geçmişti ki, elinde bir kağıt, gülümseyerek geldi Melek.
– Biz pasaparola’yı daha önce Dil Yâresi’nde vermişiz, diye. Argo’da pasaparole etmek ve ... olmak da var.
Tarih, 22 mayıs 2004.
Kelime Türkçe, Argo, Ayverdi sözlüklerinde, İmla Kılavuzu’nda da var.