Yaşlı ve yalnız mısınız?

KASEV'in Tuzla'daki Kâmil Çetin Oraler kampüsü'nden haberdardım. Çok eski bir arkadaşım ve meslektaşım yıllardır orada kalıyor. Alzheimer hastalığına yakalandı.

KASEV'in Tuzla'daki Kâmil Çetin Oraler kampüsü'nden haberdardım. Çok eski bir arkadaşım ve meslektaşım yıllardır orada kalıyor. Alzheimer hastalığına yakalandı. Son yıllarda arada bir, ailece yemekte buluşur, dertleşirdik. Bir tarihten sonra insan içine çıkmak istemedi. Tuzla'daki kampta kaldığını biliyor, haberlerini yakınlarından alıyorum.
– Devamlı odasında kalıyor. Görmek ister misiniz, diye sordular. İsterim elbette, ama bir tarihten sonra bunu kendisi istemedi. Kararını kız kardeşinden öğrendim. Burada çok iyi bakıldığından, emniyette olduğundan eminim. Üzgünüm, ama içim rahat. Aldığı karara da saygı duyuyorum.
*
Bu kampüsün her şeyi demek olan Kâmil Bey'i, Sait Halim Paşa Yalısı'ndaki toplantıda tanımıştım (Radikal, 3 ekim). Cumartesi günü eserini gördüm, kampüsün sakinleri ile tanıştım. Yaşıtlarıma hitap etmenin tadı başka oluyor.
Kampüs sakinlerinin üçte ikisi hanımlar; onların da çoğu öğretmen. Gençleri şikâyet ettim onlara:
– Robert Taylor'u bile bilmiyorlar, dedim.
Sakinlerden bir bey sordu:
– Ya Ava Gardner'i tanımayışlarına ne dersiniz?
Sakinler hallerinden memnun. Saatlerce kaldım aralarında. Orada güvenli, dolu dolu ve mutlu bir hayatları var. Doğrusu bu kadarını tahmin etmiyordum. Tek kişilik banyolu, Adalar'a açılan balkonlu odalarını istedikleri gibi döşemenin kadrini biliyorlar.
40 dönümlük bakımlı bir bahçe içindeki kampüsten «Dinlenmeevi-Huzurevi-Bakımevi» diye söz ediliyor. 135 yaşlıyı rahatça ağırlayabilecek 6 katlı bir bina. 24 saat orada bulunan hemşireler, hekimler, sağlık ve revir hizmetleri, bir diyet uzmanı, psikolog... Kadın-erkek berber salonu, hastalar için özel hizmet ve bakım birimleri... Hobi bahçesi, hobi mutfağı, biçki-dikiş, el sanatları ve oyun odaları... Geziler, konserler, eğlence ve diğer aktiviteler... Kısaca söylemek gerekirse, ilerlemiş yaştakiler için sevimli bir butik-otel de denebilir.
KASEV (Kadıköy Sağlık Eğitim Merkezi Kampı) bünyesinde yer alan bu kampüs için, emekli bakteriyolog Kâmil Çetin Oraler'in eseri, demekte hata yok. On sekiz yıllık KASEV Vakfında (evini barkını da Vakfa bağışlamış) gönüllü olarak çalışıyor.
Vakıf 1986'da 6 gönüllü tarafından kurulmuş. 2000'de önemli bir hamle yapmış. Yeri elverişli, genişleme ihtiyacı var. Unutmayın, Türkiye'nin yazık ki karşılanamayan bir ihtiyacıdır söz konusu olan. Bu maksatla bütçesinden para ayırabilecekler için KASEV Vakfı bence ideal bir adres. Yönetenler hak ettikleri ilgi ve desteği bekliyorlar.
Kampüsün adresi: Marmara Cd. 28, Aydıntepe/Tuzla-İstanbul 34948 Tel. 0 216 493 57 21
Vakıf tel. 0 216 494 33 55
Dil Yâresi

  • Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, akıbet kelimesini yanlış telaffuz ediyor (CNN Türk, 25 ekim, 11.00 haberleri). Baştaki «a» harfi, akıl kelimesinde olduğu gibi kısa değil, «akıllı» anlamına gelen âkil kelimesinde olduğu gibi uzun okunmak gerekir.
    Erdal İnönü'nün farklı yanları
    Siyasetçiler hakkında çok şey söylenir. Çok sevilen ve beğenilen veya nefretle yerilen ünlü kişilerdir siyasetçiler. Onlardan biri hakkında, şöyle bir şey söylendiğini hiç işittiniz mi?
    – Onu ekranda görünce bir ferahlık duyuyorum. İçim açılıyor adeta...
    Erdal İnönü hakkında hemen hepimiz bunu söylerdik.
    – Diğerlerinden farkı bu işte, derdim ben ve daima aynı cevabı alırdım.
    – Erdal Bey siyasetçi değil ki!
    Siyasetçiler de çok sevilmiştir zaman zaman. İçlerinde tabulaştırılanlar bile var. Erdal Bey ne olsa sevilecek adamdı. Sorsam size, onu olduğu kadar sevdiğiniz bir başka ilim adamının adını verebilir misiniz bana?
    Cumhuriyet tarihimizde bence İnönü Ailesi adlı bir kurum vardır. Değerleri bir yana, bütün mensuplarını çok beğendiğim ve sevdiğim. Üç çok değerli çocuk: Ömer, Erdal ve Özden. Ben onlara gönlümde damadını da katarım İsmet Paşa'nın. Yazık ki gelinlerini tanıyamadım. Bu ne demekse, Paşa'nın torunlarını da çok seviyorum.
    Aile kurumuna değer veren biri için, İnönüler hemen de benzersiz bir örnektir.
    Erdal Bey'in bütün özellikleri yanında, benim gözümde farklı bir anlamı daha vardı. Bizde üstün nitelikli insan prim yapmaz, der dururum ya ben. İşte Erdal İnönü, değeri pekâlâ bilinmiş, aynı zamanda çok sevilmiş bir şahsiyetti, diyebilirsiniz.
    İyi de, Taha Akyol'un dün CNN Türk'te şu dediğine bakın:
    – Erdal İnönü'nün bence çok değerli bir eseri de, Anılar ve Düşünceler adlı üç ciltlik kitabıdır. Siyaseti bıraktıktan sonra yazdı. Bu ciltlerde, Pembe Köşk'te büyümüş, gençliğinden itibaren felsefe okumuş, dünya çapında bir fizik bilgininin, siyasetçi olarak karşılaştığı halktan insanlarımıza dair gözlemleri, düşünceleri var. Bu açıdan olaganüstü önemde bir kaynaktır. İnanır mısınız, bugüne kadar birinin de çıkıp Anılar ve Düşünceler'den söz ettiğini ben okumadım ve işitmedim.
    Şimdi ben sorayım:
    – Dediğime geldiniz mi?
    Ama ilave etmeliyim ki, Türk halkı Erdal İnönü'yü çok sevmiş ve benimsemiştir. Taha Akyol teessüf etmekte haklı. Ama sevgili Erdal Bey'in o önemli kitapları dışında da sevilecek, beğenilecek, üstelik bir de benzemeye çalışılsa dünyamızı değiştirebilecek özellikleri vardı.
    Nur içinde yatsın! Onu çok özleyeceğiz, türünün bizdeki tek örneğiydi. İnönü ailesine ve herkese baş sağlığı dilerim.