AB Başkanı Rompuy'a bir şiir yazdım

Üçüncüyü buldular. Merkel ile Sarkozy istedikleri adamı yeni kurulan AB Başkanlığı'na seçtirdiler. Artık Türkiye'nin tam üyeliğine üçü bir arada karşı çıkacaklar.

Üçüncüyü buldular.
Merkel ile Sarkozy istedikleri adamı yeni kurulan AB Başkanlığı’na seçtirdiler. Artık Türkiye’nin
tam üyeliğine üçü bir arada karşı çıkacaklar.
Yeni Başkan’ın adı Herman Van Rompuy.
Dün bizim gazete kendisinden ‘silik’ sıfatıyla söz ediyordu. ‘Vasat’ da diyebilirsiniz. Bir yıllık Belçika Başbakanlığı dışında önemli bir postta oturmamış daha önce. Sarkozy ve Merkel için onu cazip hale getiren de bu olmalı: Parlamayacak, öne çıkmayacak, söz dinleyecek. Bir sorun patlak verdiğinde hemen telefona satılıp Paris ya da Berlin’i arayacak.
AB’nin bu adamla ve gene yeni seçilen Dışişleri Temsilcisi İngiliz Cathy Ashton’la kendisini bir dünya gücü olarak kabul ettirmesi hayaldir. ABD ve Çin ile aynı masaya oturacak ve gerektiğinde masaya yumruğunu vuracakmış!  Gülerler adama.
Belli ki, AB henüz küresel roller üstlenmeye hazır değildir ve böyle giderse hiçbir zaman olmayacaktır. Stratejik vizyondan yoksun, askeri yok, kültürel olarak kafası zamanın çok gerisinde...
Yoksa böyle bir adamı Başkan seçerler miydi?
Kendisi açık açık söylemiş: Türkiye’nin AB’ye üyeliğine ‘Avrupa’nın Hıristiyan mirasını sulandıracağı’ için kesin olarak karşıymış!
Böyle bir kafanın (Aslında Merkel ve Sarkozy’nin de ondan farkı yok ya!) Başkanı olduğu Avrupa’nın 21. yüzyılın çetrefil kimlik sorunlarına çare bulabilmesi mümkün mü?
AB, hemen tüm kritik sınavlarda olduğu gibi bu seçimle de bizi bir kez daha hayal kırıklığına uğrattı. Dünyaya mesaj vermek için de bundan kötüsünü bulamazlardı.
Belki de vermek istedikleri asıl mesaj budur:
Bizden bir şey çıkmaz!
Dazlak kafalı Rompuy’un hoş bir yanı da olduğunu itiraf edeyim. Adam boş vakitlerinde Japon Haiku tarzı şiir yazıyormuş.
Özgür çeviri ile, şöyleymiş bir şiiri:
“rüzgârda uçuşurdu saçları
yıllar sonra gene esiyor rüzgâr
ama saçların yerinde yeller esmekte.”
Ben de ona aynı tarzda bir mesaj göndereyim:
“mirası sulandırır Türkler demişsin
tersi de olabilir
sulayabilir bizimkiler sizin mirası.”
Rompuy mompoy! Türkiye’nin Avrupa seferi
devam edecektir!