ABD'nin ahlaki sorumluluğu

2007yılında toplumsal psikolojiye egemen olan temel duygulardan birinin zenofobi ya da yabancı düşmanlığı olduğunu çeşitli anket ve araştırmalardan biliyoruz.

2007yılında toplumsal psikolojiye egemen olan temel duygulardan birinin zenofobi ya da yabancı düşmanlığı olduğunu çeşitli anket ve araştırmalardan biliyoruz. Tarafsızlığıyla tanınmış PEW Araştırma Kurumu'nun yaptığı son araştırma da bu durumu doğruluyor. Türk halkı, tüm dünyada Amerika'yı en az destekleyen ve en soğuk bakan halk olarak dikkatleri üzerine çekiyor.
Filistinlilerden, Araplardan, Afganlardan, Latin Amerikalılardan bile daha az seven bir halk... Antipatiyi anlarım da, rekortmen konumuna geçmek... Bu durumda bir gariplik yok mu? Bu anormal bulguları nasıl açıklamamız gerekiyor?
Türkiye'de Amerikan karşıtlığının oldukça derin ideolojik kökleri olduğunu biliyoruz. Bu karşıtlığın İslamcı, milliyetçi, solcu, Avrupacı çeşitli versiyonları olagelmiş. Hâlâ da var. Ama, bana öyle geliyor ki, bu kez tüm bunların üzerinde, büyük çoğunluğun paylaştığı duygusal bir öğe söz konusu:
Eski dosta duyulan kırgınlık. Özellikle, Kuzey Irak konusunda duyulan kırgınlık.
Buna 'ılımlı İslam'a verildiği düşünülen desteğe duyulan kırgınlığı da ekleyebilirsiniz.
21. yüzyılda dünyadaki misyonunu uluslararası terörizme karşı savaşın önderliğini yapmak şeklinde ilan eden bir süper devletin, terörist olduğunu kabul ettiği bir örgütün, çok yakın tarihlere kadar en yakın dostu gördüğü bir ülkede yaptıklarına karşı beklenen tepkiyi göstermemesi Türk halkına açıklanamıyor. Bu eli kolu bağlı duruşun askeri, siyasi, ekonomik gerekçeleri verilse de, ahlaki bir gerekçesi verilemiyor. K. Irak'tan Türkiye'ye sokulmuş silahlarla gerçekleştirilen her PKK cinayetiyle bu ahlaki sorumluluk daha da ağırlaşıyor.
O Kuzey Irak ki, şimdiki durumunu ABD'ye borçludur. Amerika'nın doğrudan yönetimi altında olmasa bile vesayeti altındadır. O Kuzey Irak ki, ABD'nin izni olmadan bir karga bile havalanamaz. Doğru ya da yanlış, Türkiye'de büyük çoğunluk böyle olduğuna inanıyor.
Türkiye bu konudaki savlarıyla Bush yönetimini ikna etmeyi başaramadı. Ama ben öyle inanıyorum ki, iyi anlatılırsa, Amerikan halkı bu ahlaki ayıbı ve Türkiye'de yükselen kırgınlık duygularını çok iyi anlayacaktır.
Durum şöyle bir örnekle (senaryoyla) anlatılsa:
Meksika'nın kuzeyinde yuvalanmış bir terörist grubu ABD'deki hispaniklerin haklarını korumak iddiasıyla sınırdan içeri sızmakta ve ülkede terör eylemleri gerçekleştirmektedir. Her gün Amerikan askerleri ve masum siviller ölmektedir. Bu durumdan kim sorumludur? Hükümet ne yapmalıdır?
Amerikan halkının ezici çoğunluğunun bu konuda Meksika hükümetini sorumlu tutacağına, onlar gerekeni yapmazsa, ABD güçlerince yapılacakları canı gönülden destekleyeceğine şüphem yok.
ABD'deki hispaniklerin sorunlarının asıl kaynağı elbette Meksika'da değil, Amerika'dadır. Elbette orada bir şeyler yapılması gereklidir. Ama bu, Meksika hükümetinin kendi sınırları içindeki terörist eylemcileri hoşgörebileceği anlamına gelmez.
Ölümleri önleyebilecekken gerekeni yapmamak, ahlaki sorumluluğun başladığı noktadır.
İşte bu ahlaki açık, Türklerin 20. yüzyıl boyunca en büyük hayranlık besledikleri ülkeye kırgınlığını rekor düzeylere çıkarıyor. Askeri, siyasi ya da ekonomik açıklamalar ahlaki açığı kapatamıyor.