Acaba Obama?

Uzun ve sabırsız bekleyiş salı günü sona eriyor: ABD Başkanı Barack Husein Obama o gün dizginleri ele alıyor ve Beyaz Saray?a yerleşiyor.

Uzun ve sabırsız bekleyiş salı günü sona eriyor: ABD Başkanı Barack Husein Obama o gün dizginleri ele alıyor ve Beyaz Saray’a yerleşiyor.
Seçimleri kazanalı iki buçuk ay oldu, ama çevreden gelen tüm baskılara rağmen hep “Amerika’nın tek bir Başkanı vardır” dedi.
“O Başkan da George W. Bush’tur!”
Ne yazık ki öyleydi.
Bu arada sorunlar ağırlaştı, durumlar karmaşıklaştı, krizler derinleşti.
En önemlisi, zaten çok olan beklentiler daha da çoğaldı.
Başlıyor devriniz ey hayal kırıklıkları!
Obama ile ilgili bir şey değil bu; hayatla, gerçeklerle, psikoloji ile ilgili bir şey. Bu kadar yükseltilmiş beklentileri hiç kimse karşılayamaz. Kısa dönemde hiç karşılayamaz.
Kaldı ki, uzun dönemde karşılayıp karşılayamayacağı da belli değil. Çünkü Obama’nın önündeki büyük sorunların çoğu yapısal: Tek tek parçaların değişmesi yetmiyor, bütün makinelerin değişmesi gerekiyor.
O da yetmiyor: Onların nasıl kullanılacağına ilişkin zihniyetin değişmesi gerekmekte...
Bunlar bugünden yarına olacak şeyler değil.
Oysa insanlar sabırsız. Tüketim toplumlarının ‘derhal tatmin’ kültürü onları daha da sabırsız hale getirdi. Düğmeye basacaksın, keyfine bakacaksın!
Artık o kadar kolay değil. Parlak düşlerin görüldüğü balon en sonunda patladı.
Parçaları hâlâ havada uçuşuyor.
Rüya bırakılan yerden devam etmeyecek.
Devam etse de kâbus olarak devam etmesi büyük olasılık.
İşi zor Obama’nın. Hayal kırıklıkları sıraya girmiş bekliyor.
İlk sınav, Gazze’de. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde ülkesinin oyunu değiştirerek bir anda her şeyi değiştirebilir. Kanı durdurabilir.
1 Şubat tarihinde, yani göreve gelişinden 10 gün sonra, Gazze’de bombardıman hâlâ devam ediyor, hâlâ çocuklar ölüyorsa, homurtularlar başlayacaktır. Pankartlardaki Bush karikatürlerinin yerini Obama karikatürleri alacaktır.
İnsanlık o kadar sabırsız. Bu konuda haklı olarak sabırsız: Giden gelmiyor!
İkinci sınav, ekonomi. Son 20 yıldır yarattıkları balonla insanlık tarihinin en büyük soygunlarından birini gerçekleştirenler alıştıkları tatlı hayattan vazgeçecekler mi? Yoksa, ilk fırsatta tekerlere çomak sokmak için fırsat mı bekleyecekler?
Obama’nın yapacaklarını bekleyenler arasında biz de varız.
Ergenekon’la yatıp ‘sahte haham’la kalkarken, yatağa midesi boş yatanların sayısı artıyor. İşsizlik rekor düzeyde, fabrikalar kapanıyor. Sosyal fatura 2001 krizinden çok daha ağır olacağa benziyor.
‘Acaba Obama...’ diyor çaresiz insanlar. ‘Acaba...’?