AKP'nin Alevi açılımı

Bazı konular vardır, zaman zaman gündeme gelir, biraz tartışılır, orası burası biraz dürtüklendikten sonra yeniden 'küllenmiş konular' ocağındaki yerine gönderilir...

Bazı konular vardır, zaman zaman gündeme gelir, biraz tartışılır, orası burası biraz dürtüklendikten sonra yeniden 'küllenmiş konular' ocağındaki yerine gönderilir... Bir süre sonra birileri gelip onları üfleyerek yeniden tutuşturuncaya kadar...
Alevilerin siyaset dünyamızdaki yeri bu türden konulardan birisidir. Daha çok seçim öncelerinde harlar, ama biraz da siyaset gündeminin sönük olmasından olacak, geçen hafta yine alevleniverdi. Görünüşteki nedeni, AKP İstanbul Milletvekili Reha Çamuroğlu'nun, iktidar partisinin Alevilere yönelik büyük bir açılım yapmanın eşiğinde olduğunu açıklamasıydı.
Bu açılımı destekleyen ve karşı çıkan sözler söylendi, yazılar yazıldı. AKP'yi cesareti dolayısıyla alkışlayanlar olduğu gibi, Alevileri Sünnileştirmekle suçlayanlar da oldu.
Sonra? Hafta sonunda fazla yol almış değiliz. Hatta, Çamuroğlu'nun söylediklerinin, arkasında fazla bir hazırlık olmayan ve tepki ölçmeye yarayan bir 'deneme balonu' olabileceğini öne sürenler bile çıktı.
AKP içindeki dört Alevi kökenli milletvekilinden biri olan ve bu konuda epey kalem oynatmış bulunan Kütahya Milletvekili Hüseyin Tuğcu bile TV 8'deki 'Yüksek Siyaset' programında bu açılımla ilgili haberleri herkes gibi medyadan öğrendiğini söyledi. Taraf gazetesinde çıkan bir haberde ise Başbakan Erdoğan'ın bir bilgisi olmayabileceği bile öne sürülüyordu.
'Tamam, konu yeniden küllenmiş konular ocağının yolunu tutuyor galiba' diye düşündüm.
Umarım öyle değildir. Alevilerin toplumsal ve siyasal yaşamımızda kendi kimlikleriyle layık oldukları yeri almaları 21. yüzyıldaki iç barış projemizin başlıca maddelerinden birisidir.
İnsanlara 'Sen aslında yoksun!' diyerek sorunların çözülemeyeceğini hâlâ öğrenmedik mi? O aslında var ve karşımızda duruyor. Ona görünmez adam muamelesi yapan biziz! Bunu anlayamadık mı?
20. yüzyılın bittiğini ve yepyeni bir yüzyılda yaşadığımızı bazen unutuyoruz. Sık sık kullanma tarihi geçmiş ilaçlara başvurmaya kalkışmamızın nedeni bu. Geçenlerde kullanma tarihi geçmiş ilaçları piyasaya süren kocaman bir çete çökertildi. Aslında hayatımızın her alanında o çetenin uzantıları var...
Evet, orijinal Cumhuriyet projesinde Alevilerle ilgili böyle bir madde yoktu. Onun içinin doldurulması gerekmiyordu. Bir sorun olsa bile, parke cilasının kokusunun zamanla uçup gitmesi gibi, zaman içinde kendi kendine uçup gidecekti.
Öyle olmadı. Tam tersine, değişen koşullar parkeye cila üstüne cila vurdu. Alt-kimlikler kaybolup gideceğine daha da görünür hale geldi.
Yeni zamanlar yeni çözümler gerektiriyor. AKP'nin Alevi açılımı diye lanse edilen şey bunlardan biri midir? İçeriğini görmeden bir şey söyleyemem.
Ama peşinen silip atmayı da yanlış bulurum.