Ankara, Ankara, yalnız Ankara

Okula alınmadığı için bitirme sınavlarına dışarıdan hazırlanan öğrencinin yalnızlığı... Dış politika açısından böyle bir yalnızlık olmalı Ankara'nın son zamanlarda hissettiği.

Okula alınmadığı için bitirme sınavlarına dışarıdan hazırlanan öğrencinin yalnızlığı...
Dış politika açısından böyle bir yalnızlık olmalı Ankara'nın son zamanlarda hissettiği.
Hükümet yetkilileri de söylüyor: Eğer Avrupa Birliği görüşmelerinde AB makamları gerekeni yapmazlarsa biz her dosyayı tek tek ele alır, üzerimize düşen hazırlığı kendi kendimize yaparız.
Bitirme sınavlarına evden hazırlanmak derken kastettiğim bu. Bilmem böyle şeyler başınıza geldi mi, sınavlara dışarıdan hazırlanan gariban arkadaşlarınız oldu mu?
Başkaları sınıflarda öğretmen rehberliğinde yol alırken zor şeydir insanın evinde kendi kendisini motive etmesi...
Dışarıdan hazırlananların çoğu sınavlarda çakarlar zaten.
Yalnızlık duygusu haksız değil. AB'ye üyelik konusunda kişisel olarak ne düşünürsek düşünelim, şunu kabul etmek zorundayız ki, Türkiye'nin AB'ye tam üyeliği gerçekçi bir proje olmaktan çıktı. AB makamları ve ülkeleri Türkiye'nin önündeki engelleri o kadar çok artırdılar ki, hedefe varmak neredeyse imkânsız. Düşünün, tüm dosyaları Kıbrıs Rumlarının veto tehdidine rağmen tamamlayacaksınız, müzakereler bittiğinde AB sizi sindirmeye hazır olduğunu ilan edecek, en azından iki ülkede (Avusturya ve Fransa) halkoylamalarını kazanacaksınız...
Çocukluğumuzda dinlediğimiz masallarda şehzadenin prensese giden yolu bile bu kadar ejderha dolu değildi.
Türkiye, AB'ye ancak ileride gerçekleşebilecek olağanüstü olayların kapısından girebilir. Bunlara mucizeler de diyebilirsiniz.
Tarihte bu türden mucizlere rastlanmıştır: Sovyetler Birliği'nin beklenmedik çöküşünün Doğu Avrupa ülkelerine AB'nin kapılarını açıvermesi gibi...
Ama, adı üzerinde, mucizelerdir bunlar. Bizim kontrolümüzde olan şeyler değildir.
Ankara'nın dışarıdan sınavlara hazırlandığı bir başka ders de Irak. Oranın eli sopalı öğretmeni ABD de onun derslere katılmasına izin vermiyor. Zaman zaman dışarıdan bağırarak sorduğu sorulara da aksi yanıtlar veriyor. Kerkük konusunda, PKK konusunda, Irak'ın gelecekte alacağı biçim konusunda Ankara'dan gelen itirazları hemen reddediyor, itirazı yapanları tersliyor.
Bu durumun pek çok örnekleri var.
O zaman da Ankara, "Ha öyle mi, demek beni Irak dersine almıyorsun, öyleyse ben de kendi imkânlarımla sınavlara hazırlanayım" demeye başlıyor. Başkentte son zamanlarda görülen hareketlilik işte bu rahatsızlığın, sınava dışarıdan hazırlanmak gerektiğini anlamanın iç burukluğunun sonucu...
Hem AB, hem de ABD tarafından dışlanmışlık duygusu, son 60 yılını Batı'nın güvenlik ve siyaset şemsiyesi altında geçirmiş olan bir ülke için kolay kolay katlanılabilecek bir şey değil.
'Gerekirse ben tek başıma da yaparım' demek kolay, ama sonuçları açısından gerçekçi mi?
Bilanço kötü: Hem AB hem de ABD cephelerinde itilmiş ve kakılmışlık, Suriye ile iyi komşuluk ilişkileri ve Ahmedinecad'la can ciğer ahbaplık gibi 'başarı'larla örtülemiyor.
Hükümet, bu kötü bilançonun arkasında neler olduğunu iyi analiz ediyor mu acaba?
Sanmıyorum. Bence, AB ve Irak sınavlarına dışarıdan hazırlanmak zorunda kalanların bir ders kitabını daha okumaya başlaması yararlı olur: 'Yurt Bilgisi!'