Artık alternatifi var

Son 5-6 yıldır Türkiye'de siyaset tartışmalarında en çok duyulan cümlenin şu olduğu söylenebilir: "Sevsek de sevmesek de bu hükümetin alternatifi yok!"

Son 5-6 yıldır Türkiye’de siyaset tartışmalarında en çok duyulan cümlenin şu olduğu söylenebilir:
“Sevsek de sevmesek de bu hükümetin alternatifi yok!”
Türkiye’ye finans sektörünün gözlükleriyle bakan yabancı gözlemciler de bunu ısrarla söylüyorlar:
“Bu hükümetin alternatifi yok.”
Bu bakış açısı onların olaylara bakışlarını ve hatta aritmetiklerini bile etkiliyor. Örneğin, ünlü Financial Times gazetesinin son Türkiye ekinde başyazıyı yazan muhabir “AKP’nin o kadar alternatifi yok ki, son seçimlerde onun arkasından gelen iki partinin oyunun toplamı onun oyunun çok gerisinde kalıyordu” türünden cümleler yazabilmişti.
Son seçim derken herhalde 29 Mart’ı kastediyordu ve orada ikinci CHP ile üçüncü MHP’nin oylarının toplamı AKP’nin oylarını kıl payı ile olsa da aşıyordu.
O seçimlerin sonuçlarını en iyi tahmin etmiş olan SONAR’ın son anketi CHP ile MHP’nin birleşik oyları ile AKP’nin oyları arasındaki farkın 4 puana ulaştığını gösteriyor.
Siyaset sosyolojisinin yasaları Türkiye için de geçerli olduğuna göre, önümüzdeki aylarda bu fark daha da açılacaktır; çünkü, bir çeyrekte yüzde 14’e yakın ekonomik küçülme yaşanmış bir ülkede, çok çok çok özel koşullar olmadıkça, farklı bir sonuç beklenemez.
Bir başka deyişle, artık bu iktidarın bir alternatifi vardır: CHP-MHP koalisyonu! Yakınlarda yapılacak bir genel seçimde bu partilerin alacağı oy ve çıkaracağı milletvekili sayısı şimdi iktidarda olanlardan daha fazla olacaktır.
Yani, alternatifsizlik efsanesini artık emekliye ayırabiliriz.
Bu olgulara rağmen Türkiye’nin AKP’den başka bir alternatifi olmadığını söyleyenler yalnızca kendi temennilerini yansıtmış, CHP-MHP koalisyonu istemiyoruz demiş olurlar. Keyifleri bilir.  Bu matematiksel gerçeği kayda geçirdikten sonra ikinci soru tartışılabilir: Böyle bir koalisyon Türkiye için iyi mi olur, yoksa kötü mü?
Bu soruya yanıt verebilmek için, öncelikle bu partilerin artık işin ciddi olduğunu kavraması ve iktidara aday parti gibi davranmaya başlamaları gerekir. Nelere karşı olduklarını biliyoruz ama, iktidara gelirlerse neler yapmak istedikleri konusunda fazla bir şey bilmiyoruz.
Şu andaki ‘muhalif’ konumları açısından konuya bakacak olursak, böyle bir koalisyon Radikal Cumhuriyetçiler+Milliyetçilerin koalisyonu olacaktır.
CHP’ye ‘sol’ demekte zorlandığım için ‘Radikal Cumhuriyetçi’ terimini uygun buluyorum.
AKP’yi yavaş yavaş terk etmekte olan bölünmüş ve yorgun Türkiye’nin bundan daha fazlasına ihtiyacı var.
Örneğin, dünyayı tamahkarca yok etmeyi marifet sayanlara karşı çıkacak, vahim toplumsal dengesizlikleri onarmak için aktif politikalar uygulamaktan çekinmeyecek, özgürlüklere ve çevreye duyarlı, çağdaş politikalara...
Bu da benim boş temennim mi dersiniz?