'Ayrılık' ve gayrılık

Şu 'Ayrılık' krizini nasıl değerlendirmeli? 'Empati' iktidar partisi yöneticilerinin ve yandaşlarının çok sevdikleri bir sözcük.

Şu ‘Ayrılık’ krizini nasıl değerlendirmeli?
‘Empati’ iktidar partisi yöneticilerinin ve yandaşlarının çok sevdikleri bir sözcük.
‘Kendini başkasının yerine koyup olanları ona göre değerlendirme yeteneği’ olarak tanımlanıyor.
1950’lerin başlarında Ankara dolaylarında araştırma yapan Amerikalı sosyal bilimci Daniel
Lerner kırsal kesimdeki Türklerin bu yeteneğe sahip olmadıklarını, oysa bunun ‘modernleşme’nin psikolojik gereklerinden (ve sonuçlarından) biri olduğunu öne sürmüştü. O zamanın empatisizlerinin çocukları şimdi Türkiye’yi yönetiyor ve ‘empati’nin önemini vurguluyorlar.
Onların ‘Ayrılık’ krizinde de o yeteneklerini kullanmalarında yarar olabilir.
‘Ayrılık’ malum, TRT’de gösterilen dizi. Son Gazze işgali sırasında yaşanan korkunç olayları anlatıyor. Öldürülen bebeler, kurşun sıkılan çocuklar, horlanan kadınlar... Dizinin olay çıkaran episodunun tamamını görmedim ama gördüğüm kadarı beni de sarstı.
TRT ve AKP yönetcileri amacın İsraillilere karşı nefret uyandırmak olmadığını, dizinin zamanla bir aşk hikâyesine dönüşeceğini söylüyorlar. Gene de, ‘Midnight Express’ten çok çekmiş bir ülkenin çocukları olarak, İsraillilerin tepkilerini doğru değerlendirebilmek için ‘empatik’ olarak şu soruları sormalarında yarar var:
Türkiye hakkında böyle bir film yapılsa tepkileri ne olurdu?
Bu episodu seyreden seyirciler, İsrailler hakkında nefret ağırlıklı duygular beslerler mi, beslemezler mi?
Türkiye hakkında böyle bir film yapılmazdı demeyin. Bal gibi yapılabilir, yapılmıştır.
‘Kötü niyetli’ bir sinemacı Güneydoğu’yu anlatırken, Türk güvenlik güçlerini Kürt çocuklarına kurşun sıkarken, babalarına pislik yedirirken gösterebilir. Böyle şeyler olmuştur, ama biz bunları kuraldışı sayar, salt onları gösterenlere kızarız. Onları Türk düşmanlığıyla, ırkçılıkla suçlarız.
Nefret meselesine gelince... Ampirik düşünelim,
12-13 yaşlarında iki grup çocuğa test uygulayalım, birisine bu episod gösterilmiş, ötekine gösterilmemiş olsun... Hangi grup İsrail’den nefret eder dersiniz?
Olayın bir de daha geniş bağlamı var: TRT’nin yayın poliitikasında anti-semitik gölgelere son zamanlarda gittikçe daha fazla rastlanıyor.
Bizim İslamcıların çoğu kesif bir anti-semitik beyin yıkama ‘background’undan geliyorlar. Şimdi TRT de onların elinde. ‘Ayrılık’ bu genel yönelimden tamamen kopuk bir olay mı?
Geniş bağlamın da daha genişi var: Başbakan Erdoğan’ın ‘one minute’ çıkışı, geçenlerde bir toplantıda Yahudilerle ilgili olarak söylediği ‘sıradan’ şeyler, İsrail ile askeri manevraları iptal ederken onun baş düşmanı Suriye ile manevra yapma kararı...
Eskiden TRT yasasında devlet televizyonunun yayınların ülkenin dış politikasını gözetmesi
gerektiğini ifade eden bir madde vardı. O madde yerinde duruyor mu?
Duruyorsa belki de gereçek durum şudur: TRT ‘Ayrılık’ dizisiyle, hükümetin İsrail politikasına
ayak uyduruyordur!