Biz sahiden bu muyuz?

Son yıllarda kimlik röntgenimizi çekenlerin sayısı arttı. Yerli yabancı araştırma kuruluşları demografik özelliklerimizin ötesinde, inançlarımızı...

Son yıllarda kimlik röntgenimizi çekenlerin sayısı arttı. Yerli yabancı araştırma kuruluşları demografik özelliklerimizin ötesinde, inançlarımızı, kökenlerimizi, korku, umut ve beklentilerimizi belirlemek için araştırma üstüne araştırma yapıyorlar. Biz de çekilen filme çoğu kez hayretler içinde bakıp soruyoruz:
"Yahu, biz sahiden bu muyuz?"
Ama merakımız doymak bilmiyor. Geçenlerde 10. Araştırmacılar Zirvesi'nde bir panelde, bu türden araştırmalara değinirken:
"Ergenlik çağında çocuklara benziyoruz" demiştim. "Malum, onlar nasıl göründüklerini, ne olduklarını ve başkalarının kendileriyle ilgili olarak neler düşündüklerini çok merak ederler."
Kimi insanlarda bu 'adolesan" (yeniyetme) merak ömür boyu devam eder... Ancak, daha sonra düşündüm, bizimkisi 'orta yaş bunalımı' dedikleri şey de olabilir. Hani 40'ı, 50'yi devirmiş kimi insanlar yeniden kendileriyle ilgili soruların pençesine düşüp, sık sık aynalara bakmaya başlarlar. Adeta ergenlik çağı geri gelmiştir. Çoktan yanıtlandığını sandığımız, 'Ben kimim?' sorusu bir kez daha en önlere geçmiştir.
Kendimizle ilgili merakımızın yeniden yükselişinin arkasında iki neden olduğunu söyleyebiliriz. Kuşkusuz, birincisi, 'küreselleşme'nin eski kimlikleri erozyona uğratması ve insanları yalnızca eski üstkimliklerle yetinemez hale getirmesidir. 'Ben daha daha neyim?' ya da 'Ben aslında neyim?' türünden sorular insanlığın önemli bir kısmının gündemindedir.
Daha bize özgü olan neden ise, Avrupa Birliği projesinden gelen meydan okuma karşısında ezilmemiz ve kendimize güvenimizi yitirmemizdir. AB tarafından sürekli eleştirilmek, bir türlü kendini beğendirememek, ayrımcılığa uğradığını düşünmek kimlik konusunda tereddütlere ve kafa karışıklıklarına yol açmıştır. Bu durumda, yukarıda sözünü ettiğim türden altkimlik arayışları bazılarınca tehdit olarak algılanmıştır. Yükselen milliyetçilik dalgasının belki de birinci nedeni budur.
Doğrusu ya, bu kimlik krizinden ya da orta yaş bunalımından ortaya nasıl bir şey çıkacağını bildiğimi söyleyemem. Ben de meraklılar arasındayım. Bu yüzden her sabah Milliyet'in 'Biz kimiz?' araştırmasının bulgularına bakıp soruyorum:
"Biz sahiden bu muyuz?"