Böyle gitmez!

AKP, Köşk inadını bırakmalı. Muhalefet şehit cenazelerindeki protestolara karşı çıkmalı. Çünkü, böyle gitmez. Gitmiyor!

Benim bir süredir daha yuvarlak sözcüklerle söylemeye çalıştığımı önceki gün Abdüllatif Şener daha net sözcüklerle söylemiş. Ankara'da hükümet üyelerinin protesto edilği şehit cenazesinden sonra, ortamı nasıl bulduğu sorulduğunda:
"Böyle gitmez!" demiş.
Gerçekten gitmez. Gitmiyor. Bir şeyler yapılması lazım. Ancak, o bir şeyin ne olduğu da bilinmiyor.
Epeydir diyorum ki, hiçbir 'sistem' kendini oluşturan parçalar arasında bu ölçüde anlaşmazlık ve gerilimi kaldırmaz. Bir yerden patlak verir, hatta çöker. Bu kadar karmaşanın yaşandığı dönem, sistemin zaaf noktasıdır. Firmaysa firma, spor kulübüyse spor kulübü, devletse devlet: Zayıf düştüğü an.
Nitekim, Washington Times gazetesinde bir yorumcu Türkiye'den 'zayıflamış devlet' diye söz etmiş.
Hani lise yıllarında Emin Oktay'ın tarih kitabında okurduk: "Osmanlılar savaşı kaybetti çünkü devlet zayıf düşmüştü; sarayda huzur kalmamıştı, vezirlerle valide sultanın arası açılmıştı, kimse Sultan'ın sözünü dinlemiyor, Yeniçeriler sürekli homurdanıyordu."
Ola ki, buna benzer şeyler yazacaklar yarının tarihçileri. Yazık değil mi?
Bu zaafın daha da derinleşmemesi ve kronik bir krize dönüşmemesi için sistemi oluşturan aktörlerin derhal tarz değiştirip yeni şeyler denemeleri gerekiyor.
Bunlar gerginlikleri daha da tırmandıracak 'hamasi' adımlar olmamalı. Gerilimden siyasal rant sağlamaya yönelik adımlar olmamalı. Yumuşatıcı, uzlaştırıcı, zaman kazandırıcı adımlar olmalı.
AKP, cumhurbaşkanlığı konusunda inatlaşmaktan artık vazgeçmeli! Krizin patlama noktasının, suyun taştığı anın, kendi adayını son anda empoze etme girişimi olduğunu nihayet kabul etmeli, bu konuda gerçekçi yeni mevzilere çekilmeli. Bunu ilan etmeli.
Muhalefet, şehit cenazelerindeki protestolara karşı çıkmalı; hem ayıp olduğu için, hem de bu protestoların bir kısmındaki 'sivil' karşıtı havayı sevmediği için. Öfkeli kalabalıklar tehlikeli silahlardır. Yuhaların yarın kime yöneleceği hiç belli olmaz.
DTP'liler ve Kürt aydınları, etkilerini sonuna kadar kullanarak PKK'nın derhal ve tek taraflı olarak ateşkes ilan etmesini sağlamalı.
Türkiye, baştan aşağı mayınlanmış bir tarlayı andıran K. Irak'ta geniş askeri operasyon serüvenine sürüklenmemeli. Ankara'da sistemin zaaf döneminde olduğunu bilenler, büyük bir olasılıkla, tüm kışkırtmalarını Türkiye'yi bu tuzağa çekmek için yapıyorlar.
Bu satırları yazarken dün Genelkurmay Başkanı ile Başbakan'ın toplantısından ne çıktığını bilmiyorum. Tavsiyem: Erdoğan'ın Baykal ve Cumhurbaşkanı Sezer ile diğerleriyle de konuşmasıdır.
Hadi, yazdığım gazetenin adına uygun düşen bir düşüncemi de paylaşayım sizinle: Sistemi sarsıp yeniden çalışır hale getirmek için, Başbakan Erdoğan istifa diye bir kurum olduğunu da hatırlamalıdır!
Çünkü, böyle gitmez. Gitmiyor!