Büyükanıt, bayraklar, AKP

'Bayrakları niçin kaybettik?' sorusunu Ankara'da başkalarının da sorması gerekiyor.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın terörle mücadele konusunda söyledikleri 'ciheti askeriye'nin doruklarında önemli bir zihinsel fermantasyonun başladığını gösteriyor. Son aylarda buna işaret eden başka sinyaller de alınmıştı.
Orgeneral Büyükanıt önceki gün yapılan bir seminerde, Türkiye'nin terörle mücadelede insan hakları, demokrasi, özgürlükler ve barış gibi bazı önemli değerleri elinden kaçırdığını kabul etmiş ve şöyle demiş:
"İnsan hakları teröristin haklarına dönüştü... Bu kavramlar bizim elimizden çıktı. Biz devlet olarak hata yaptık. Bazı ülkeler bizi resmen suçluyor. Biz bu değerleri taşımıyor gibi görüntü veriyoruz. Uluslararası kamuoyu onlara hak veriyor ve biz kendimizi savunmak zorunda kalıyoruz. Bunlar bize silah olarak geri döndü... İnsan haklarını dikkate almayan, barıştan nefret eden bir ülke gibi gösteriliyoruz. Bu söylemler bizi hukuka, özgürlüğe ve insan haklarına inanmayan ülke haline sokuyor. İşte bu psikolojik harekâttır, biz bunu kaptırdık."
İnsan hakları, demokrasi, özgürlükler, barış... Bu kavramlara çağımızın en önemli bayrakları gözüyle de bakabiliriz.
Savaşlarda en çok önem verilen şeylerden birisi, bayrağı başkasına kaptırmamaktır. Bayrakları kaptıranların işi zordur, nitekim Org. Büüyükanıt da bunu kabul ediyor.
Bayraklar niçin kaptırılmıştır? Bayrak kaybının nedeni, nereye kadar algı (psikolojik harekât) ve nereye kadar olgu (yanlış uygulamalar) ile bağlantılıdır?
Bir sonraki adımı belirlerken bu soruya gerçekçi bir yanıt aranmalıdır.
Aslında, çağın önemli bayraklarını başkalarına kaptırma sorunu sadece askeriyeye ait bir sorun değil. Genel olarak merkezi bürokrasi ile özdeş tutulan geleneksel Cumhuriyet kadrolarının özgürlük, demokrasi, kalkınma, dünyaya açılma gibi çağın bir çok önemli bayrağını neo-İslamcılara kaptırdıkları da ortada.
Hatta, AKP ideologları gerçek laiklik bayrağının da kendi saflarında bulunduğunu öne sürüyor, o bayrağa da bir şekilde sahip çıkıyorlar.
Ya solun bayrakları? Emeğe saygı, örgütlenme, uluslararası dayanışma, sosyal adalet?
Türk-İş kongresinde ne oldu? Başbakan Tayyip Erdoğan kendisinin de işçi kökenli olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül işçi çocuğu olmakla övündüğünü ilan etti.
AKP cenahı bayrak toplamayı çok seviyor. Bayrakların işe yaradığını bildiğinden, bütün bayraklar ellerinde olsun istiyor.
Kanımca, CHP'nin siyasette yenilgilerden yenilgilere sürüklenmesinin temel nedeni bayraklarını başkalarına kaptırmış olmasıdır.
Duruma bakın: Türkiye'yi Batı'ya döndüren büyük hareketin temsilcisi partiye karşı Batılılaşma bayrağını neo-İslamcılar taşıyor.
Ya da taşıyor gibi görünüyor.
İkinci Cumhuriyetçi liberal yazarlarla ilgili yazılarımda, onların AKP'ye ve neo-İslamcılara verdiği en büyük hizmetin, çağdışı görünebilecek bazı yerel kavramları çağımızın evrensel demokrasi ve insan hakları jargonuna tercüme etmiş olmalarıdır demiştim. Buna, peşkirlerden parlak flamalar üretme operasyonu da diyebiliriz.
Sonuçlarını görüyoruz.
'Bayrakları niçin ve nasıl kaybettik?' sorusunu Ankara'da başkalarının da sorması gerekiyor.