Cindoruk faktörü

Hüsamettin Cindoruk'un DP Genel Başkanlığı için aday olacağını söylemesi, libera- linden dincisine 'yandaş' kesimde müthiş bir tepki yarattı. Merak ettim: DP'nin eti ve budu ne ki? Niye bunca tepki?

Hüsamettin Cindoruk’un DP Genel Başkanlığı için aday olacağını söylemesi, libera-
linden dincisine ‘yandaş’ kesimde müthiş bir tepki yarattı. Merak ettim: DP’nin eti ve budu ne ki? Niye bunca tepki?
Saldıranların en çok dillerine doladıkları konu Cindoruk’un yaşı (76). Ezcümle “Yuh moruğa bak, evinde oturup gün sayacağına hâlâ siyasete sulanıyor!” demekteler. Saygısızlık.
Onu siyasi makam inadı konusunda Süleyman Demirel ile karşılaştırıyorlar ki tümden yanlış. Cindoruk hep ‘emanetçi’ kaldı. Kendisi için makam istemedi. Yoksa Başbakan da olurdu, Cumhurbaşkanı da.
Onun ‘Partimizin genç insanlara ihtiyacı var, benim gibi’ sözlerini ciddiye alıyor, hatta bunu ‘trajik’ bulduklarını yazıyorlar. Belli ki, ironiden hiç anlamıyorlar. Cindoruk’un o sözle bambaşka şeyler kastettiğini ve hatta kendisiyle dalga geçtiğini göremiyorlar.
Bu kadar güvenli konuşmasını ancak her şeyi yarım yamalak bilmesine bağlayabileceğimiz bir köşe yazarı bir televizyon programında:
“O artık demokrasi şehidi Menderes’in avukatı değil, Ergenekon’un avukatı. Yazıklar olsun!” türünden şeyler söylüyordu.
El insaf: Menderes’ten ‘darbe kurbanı’ diye söz edilmesine itirazım yok, ama ‘demokrasi şehidi’! Hapishaneleri gazetecilerle dolduran, muhalefet partisini kapatmak için özel Meclis Komisyonu kuran, zaten sınırlı olan ifade özgürlüğünü tamamen yok eden siyasetçi demokrasi şehidi imiş!
İşin kötüsü, bu söylemi yutan bir kuşak yetiştirdiler. Acaba Cindoruk’un bu sanrıyı yıkmasından mı kokuyorlar?
Hüsamettin Cindoruk (Ferhan Şensoy’un unutulmaz tiplemesiyle Hüsamettin Cintonik) siyaset sahnemizin ilginç karakterlerinden biridir. Kolay kategori edilemez. Bir konuya hangi taraftan gireceğini bilemezsiniz.
O açıdan biraz Hıncal Uluç’a benzer.
Cemal Süreya ‘99 Yüz’de onu şöyle anlatmıştı:
“DP-AP-DYP çizgisi üzerinde yer almış parti yöneticileri içinde söze onun kadar hakkını verebilen kişi gelmiş değil. Salon hatibi. Bir durum eleştiri planında bir anda en iyi o özetler. Slogan ustası. Demagoji cümlesine özdeyiş temizliği sağlayabilir.
Her durum için ayrı olmak üzere, sağlam bir düşünce yürütme biçi var. Bu ona hizipçiliğe elverişli bir fırsat da kazandırmakta: Apayrı, birbirine ters iki şeyi aynı sağlamlıkta savunabilir.”
Ben Cindoruk’un adaylığını yine bir çeşit emanetçilik olarak gördüğümden fazla ciddiye almıyordum. Ta ki yandaşların tepkisini görünceye kadar. Şimdi düşünüyorum: Bildikleri bir şey mi var acaba? Ne bu şiddet bu celal?