Çözümün formülü

Güneydoğu için düşünülen çözüm formülünü bir buçuk yıl kadar önce...

Güneydoğu için düşünülen çözüm formülünü bir buçuk yıl kadar önce Demokratik Açılım süreci başlarken yazmıştım:
“Silah bırakmak için PKK’nın razı olacağı minimal istemler ile hükümetin vermeyi kabul edeceği maksimal sunumları buluşturmak.”
Bunun kolay olmadığı biliniyordu.  İstemlerle sunumlar arasındaki mesafe çok büyüktü. Ancak, ABD’nin Irak’tan çekilme takviminin de etkisiyle, uluslararası konjonktür o kadar uygundu ki, her iki tarafın da kendi yönünde en uç noktaya kadar gidebilmesi için bundan iyi bir zaman
bulunamayacağı düşünülüyordu.
Cumhurbaşkanı Gül’den gelen “Güzel şeyler olacak” muştusunun arkasında bu değerlendirme vardı.
PKK’nın istemlerinin en aza çekilmesi için ABD ve K. Irak Kürt yönetimi devredeydi.
Hükümetin sunumunu azamiye çıkartmanın siyasal ve psikolojik altyapısını hazırlamak amacıyla ünlü Açılım başlatıldı.
Verilmesi düşünülen şeyler başkalarının, örneğin gazetecilerin  dilinden tartışmaya açıldığı gibi, ‘deneme balonları’yla kimi hassas konularda nereye kadar gidilebileceği ölçülmeye çalışıldı.
Bir süre her şey yolunda gitti. Cepheler birbirine yaklaşıyordu. 
Siyasal bilimcilerin matematiksel formüle dökebilecekleri kadar karşılıklı bir devinim gözleniyordu.
Derken, Habur’da, hesapta olmayan şeyler yaşandı.
Formül bozuldu.
*
Şimdi referandum nedeniyle devinim yeniden işlemeye başlamışa benziyor.      
AKPi  yüksek yargıyı denetim almasına yarayacağı düşünülen Anayasa değişikliği referandumuna büyük önem veriyor. Tüm olanaklarıyla, her yönden asılıyor. Buna rağmen, kamuoyu yoklamaları, evet ile hayır arasındaki farkın fazla açık olmadığını göstermekte.
Bu durumda Güneydoğu’da kullanılacak oylar
AKP için ayrı bir önem kazanıyor.
Belli ki, halkın silahlı çözüm arayışından yorgun düştüğünün farkında olan PKK da bu durumu bir fırsat olarak değerlendirmek istiyor. Sandığı boykot kararını kaldırıp evete yeşil ışık yakarsa,  formülün sunumlar hanesinin kendi lehine esnekleşebileceğini hesaplıyor. 
Bir çeşit ‘deneyelim görelim’ yaklaşımı bu.
Eylemsizlik ile hükümete bir şey verdikleri kanısındalar. Şimdi onun karşılığında kendilerine nelerin verilebileceğini bekleyecekler.
Adı öyle konmasa da, bir çeşit pazarlık yaşanacak.
Bizim formül devrededir.