Dehşet verici bir otokanibalizm vak'ası

Bilimsel kalmak isterseniz 'autosarcophagy' vak'ası da diyebilirsiniz. Anlam değişmez. 'Kendi kendini yamyamlamak' ya da 'kendi etini yemek' demektir.

Bilimsel kalmak isterseniz ‘autosarcophagy’ vak’ası da diyebilirsiniz. Anlam değişmez. ‘Kendi kendini yamyamlamak’ ya da ‘kendi etini yemek’ demektir.
Şu sıralarda Türk basınında yaşanan aynen budur. Bu mesleğin düşebileceği en feci durumdur.
Daha aşağısı yoktur.
Önce mitolojiden bir hikâye. Roma ozanı Ovid anlatmıştır:
Tesalya’da Kral Erisihton diye biri vardır.
Günün birinde bir hata yapar, Tanrıça Demeter’in korusundaki ağaçları keser. Tanrıça, ceza olarak, açlık tanrısı Aeton’u onun midesine yerleştirir. Kral Erisihton artık ne yese doymaz olur. Açlık duygusunu asla bastıramaz. Daha fazla yiyecek bulmak için varını yoğunu satar, ama nafile. Kızı Maestra’yı bile satar, gene de doymaz. Sonunda kendi kendisini yiyip bitirmesiyle hayatı son bulur.
Son dönemde magazin basınında yaşanmakta olan budur.
Geçen hafta boyunca izlemiş olmalısınız: Levent Kırca ve Timuçin Esen rezaletleriyle doruğa çıktı. Fotoğraf çekmek isteyen ‘muhabir’lerle bu kişiler arasındaki çekişme fiziksel şiddete dönüştü.
Bu olayların birisine koparılıp yenen kol, ötekine ise ısırılmış bir bacak gözüyle bakabilirsiniz.
Sanki burad da tiraj ya da reyting tanrıçası, magazin kralının midesine açlık tanrısını yerleştirdi. Ne kadar çok yese yetmiyor, daha fazlasını istiyor. Daha yok mu, daha yok mu diye oraya buraya saldırıyor.
Türkiye’nin sinema, televizyon, eğlence dünyası dar magazin sermayesi sınırlı. Ama, talep yüksek. Adım adım yükseltildi bu talep.
En kaba ekonomik anlatımla, arz talebi karşılamıyor.
O zaman iş, otokanibalizme kadar uzanıyor.
Mutlaka yiyecek bir şey bulacaksın...
Kendi kendisini yiyen bir canavara kim saygı gösterir? Nitekim, göstermiyor.
Bu durumdan hoşnut olanlar var. Pis pis sırıttıklarını görür gibi oluyorum.
Otokanibalizm paparazzi ve magazin muhabiri olaylarıyla sınırlı değil.
Türkiye’nin en büyük medya grubunun iktidar tarafından parçalanması amaçlı sürek avına
katılanlar, borazan çalanlar ve alkış tutanlar da
farklı sayılmazlar. Hopurtularla kanlı ağızlarına attıklarının kendi ciğerleri ya da böbrekleri
olduğunun farkında bile değiller.