'Demokrasime dokunma'

Seçim sonuçları gelmeye başlamadan önce bu seçimin üç mesajı olabileceğini düşünmüştüm: AKP'nin yüzde 40'ı aşan bir çoğunluk kazanması halinde 'Demokrasime dokunma!'

Seçim sonuçları gelmeye başlamadan önce bu seçimin üç mesajı olabileceğini düşünmüştüm: AKP'nin yüzde 40'ı aşan bir çoğunluk kazanması halinde 'Demokrasime dokunma!', CHP ile MHP'nin oylarının yüzde 40'ı bulması ve AKP'nin gerilemesi halinde 'Cumhuriyetimle Oynama'...
Ve tabii, bağımsızların alacakları sonuçlara göre, her iki halde de: "Biz de varız!"
Bu mesajlardan hangisinin galip geldiğni biliyorsunuz. AKP beklenenin üzerinde bir zafer kazandı.
Ben Türkiye'de yüzde 40'ı geçen bir oy bloku olmadığını düşündüğümü yazmıştım.. Varmış. Yılların araştırmacısı Tarhan Erdem haklıymış.
AKP ve Erdoğan çetin bir mücadeleden sonra Ankara merkezli bürokrasinin engelleme girişimlerini etkisizleştirme taktiklerinde başarılı olmuştur. Yenilgiye uğrayanlar arasında yalnızca elindeki kozları iyi kullanamayan CHP değil, başkaları da vardır.
Sosyal demokrat kesimin ve Deniz Baykal'ın artık sığınabileceği özür kalmamıştır. Baykal ve arkadaşları bu işin üstesinden gelemiyor. Hızla değişen Türkiye farklı bir sol istiyor. Bunu hak ediyor.
AKP'nin büyük bir seçim zaferi alarak çıkması önümüzdeki dönemin daha kolay geçeceği anlamına gelmiyor. Meclis'te bu kez karşısında sadece bir türlü rota tutturamayan CHP değil çok daha sert muhalefet yapacak bir MHP ve 'sıcak bir patates' olan DTP'li bağımsızlar vardır. AKP azalmış çoğunluğuyla ilk dönemi özleyecektir.
AKP iktidarından ürkenlerin yapacağı tek şey demokrasiye inanmak ve başkasına sığınmadan, salt onun enstrümanlarıyla bu partiyi gözaltında tutmaktır. Demokrasi bazen sorun gibi görünse de, aslında en iyi çözüm aracıdır. Gene öyle olacaktır.