En iyi ve en kötü olasılıklar

Seçimler konusunda nabız tutmak için Türkiye'de bulunan yabancı yatırım uzmanına sordum:</br>&quot;En çok istediğiniz sonuç hangisi?&quot;

Seçimler konusunda nabız tutmak için Türkiye'de bulunan yabancı yatırım uzmanına sordum:
"En çok istediğiniz sonuç hangisi?"
Cevabı netti:
"AKP'nin tek başına iktidarının devam etmesi."
"İkinci seçeneğiniz ne?"
"AKP-DYP koalisyonuydu, ama o çöktü"
"Peki, en az istediğiniz sonuç?"
"CHP-MHP koalisyonu."
"En korktuğunuz sonuç bu mu?"
İlginç bir karşılık verdi:
"Hayır, en korktuğumuz sonuç, AKP'nin yüzde 40'tan fazla bir oy ve ezici çoğunlukla iktidar olması!.."
Niçin böyle dediğini tahmin edebilirsiniz. Ezici bir çoğunluğun cumhurbaşkanlığı seçiminde inatçı bir tutumla birleşmesinin ülkede gerginlik ve kriz anlamına gelebileceğini biliyorlar.
Onlar istiyorlar ki, her şey şimdiki gibi devam etsin. İstanbul'da yaşayanlar bilirler. Bakarsınız, Boğaz'ın belirli bir bölgesi balıkçıların kayıklarıyla dolmuştur. Her atılan çapari kolye gibi dolu çıkmaktadır. 'Orada balık bol' derler. Türkiye, belirli türden yabancı para sahipleri için bir süredir balığı bol bir bölge halindeydi. Gürültü patırtı çıkmasını, balıkların kaçmasını isterler mi?
Bu kez soru sorma sırası ondaydı:
"Peki, sizce en iyi sonuç hangisi olur."
Ona şu cevabı verdim.
"Türkiye'nin içinde bulunduğu durumu bütünsel olarak değerlendirdiğimde, en iyi sonucun AKP ile CHP arasında kurulacak bir büyük koalisyon olduğunu düşünüyorum. İlk aklıma geldiğinde bana uçuk bir fikir gibi görünmüştü, ama üzerinde düşündükçe pek öyle olmadığını fark ettim. Niçin mi? Şundan:
Türkiye'nin laiklik-İslamcılık fayı üzerindeki gerilimden çok şiddetli bir deprem olmadan kurtulması için yeni bir tarihsel uzlaşma gerekiyor. AKP ve Recep Tayyip Erdoğan'ın bunu başarabilmesinin olanaksızlığını artık biliyoruz. Örneğin bu gerilimin simgelerinden biri olan başörtüsü sorunu CHP'nin aktif katkısı olmadan çözülemez.
İkincisi, son derecede kusurlu, hatta özürlü olduğu bu seçimler dolayısıyla bir kez daha ortaya çıkmış olan demokrasimizin ciddi bir onarıma ihtiyacı var. Anayasa'nın, Siyasal Partiler Yasası'nın, Seçim Yasası'nın çağdaş demokrasinin ölçütlerine uygun bir biçimde değiştirilmesinin zamanı geldi, geçiyor. AKP'nin böylesine dev bir işin altından kalkması mümkün değil. CHP ile hükümet içinde uzlaşarak hepsini yapabilirler.
Aynı şey Kürt ya da Güneydoğu sorunu için de doğru. Sarkozy'nin düşmanca çıkışlarıyla iyice sarsılmış olan Avrupa Birliği politikasının yeniden tasarımlanması ve ülkede yükselen Batı düşmanlığının kontrol altına alınabilmesi için de...
Bütün bunların yapılabilmesi için tek partinin, yani AKP'nin çok ötelerine uzanacak bir uzlaşma zorunlu görünüyor. Büyük düşünmek lazım."
Adam:
"İlginç ama zor" dedi.
"Evet, zor" dedim. "Ama mantıklı!"