Eşekler, ayılar ve küfürler

Geçen hafta çıkan bir yazımda 'Kazdağı'nda altın arayacak kadar kazkafalı mıyız?' cümlesini kullandığımda hayvanseverlerin haklı eleştirisine uğramış, derhal kazlardan özür dilemiştim.

Geçen hafta çıkan bir yazımda 'Kazdağı'nda altın arayacak kadar kazkafalı mıyız?' cümlesini kullandığımda hayvanseverlerin haklı eleştirisine uğramış, derhal kazlardan özür dilemiştim. Nasıl dilemem: Kazdağı gibi bir doğa zenginliğini maden ocağına çevirmek ancak insankafalıların yapabileceği bir kötülüktü!
Hayvanlara yaptığımız dilsel haksızlık elbette orada bitmiyor. O yazıda kaynak gösterdiğim bir makaleye dayanarak, diğerlerinin yanı sıra, eşeklerden ve ayılardan da özür dilememiz gerektiğini düşünüyorum.
Bakın Yalçın Yusufoğlu o yazısında ne demiş:
"En yaygın başvurduğumuz hayvan benzetmeleri olumsuzlamadır. Her şeyden önce 'hayvan' kelimesinin kendisi küfürdür, en azından hakarettir. İnsanlara gıyaplarında da söylenir, yüzlerine karşı da. 'Hayvan herif', 'hayvanoğlu hayvan' kızgınlığımızın en kestirme ifadelerindendir.(...)
Yine, en yaygın küfürler arasında 'eşek' gelir, biraz daha şiddetlendirmek isterseniz, 'eşşek' diye şeddeli okursunuz, daha da ağırlaştırmak isterseniz, adamın babasını da katarak 'eşşoğlu eşşek' dersiniz. Asırlardır insanların kahrını çeken o sevimli, cefakâr hayvandan ne kötülük gördük ki, en yaygın küfürümüz onun adıyla anılıyor.(...)
Benim çocukluğumda, büyüklerimiz başkalarının yanında eşekten söz edeceklerse, özür dilerlerdi: Biçarenin adını kulanacak olsalar, örneğin, 'Hâşâ huzurdan, sütçünün merkebi hastalanmış, bugün süt gelmedi' derlerdi. Resmi dilde de eşek kelimesi tabii ki, ayıptı. Arazi çalışması yapan teknik elemanlar ağır malzemeleri yükseğe taşıtmak için bazen eşek veya katır kiralarlar, sahiplerine ödedikleri paraları 'mekkâre' kelimesiyle kayda geçerler. Askeriyede 'sürgün katırlar' vardı, binicisini sırtından atarak yaralanmasına neden olan, bakıcısını ısıran katırları cezaen -'Doğu'ya sürülen memurlar gibi'- uzaktaki başka bir birliğe sürgün ederlerdi.
Ayı daha çok iri-yarılığı veya kaba-sabalığı betimler. Türkçe de, 'ayı gibi herif' ya da 'çüş, ayı!', 'oha, ayı!' vb. Ayı Ruslarda küfür değildir. [ Medved; ayı demektir, gülmeyin ama, bizim ağır sıklet şampiyonumuz Hamit Kaplan'dan en az 20-25 kg. daha ağır olan Rus güreşçinin adı Medvedev'di. O sevimli soyadını seçmiş olan soyu, günün birinde aileden 130-140 kg.'lık bir dünya şampiyonu çıkacağını nereden bilsinlerdi? Zira, onlarda bizdeki 'ayı gibi' benzetmesi yoktu. Dahası da, Soğuk Savaş'ın en şiddetli yıllarında Sovyetler Birliği, Rusya ile özdeşleştirilir, o da karikatürlerde başında orak çekiçli bir er şapkası olan ayıyla temsil edilirdi. Veya Çarlık Rusyası'ndan kalma 'Rus ayısı sıcak denizlere inmek istiyor' sözü, Soğuk Savaş'ta çokça kullanılırdı." ( Oysa, ayıyı politik küfür yapanların hepsinin kızlarının gece sarılıp uyudukları, seyahatlerde bile ayrılamadıkları Teddy Bear'leri vardı.)
Yusufoğlu yazısının sonunda şunu önermiş:
"Nasıl ki sınıf, cins, ırk, ulus egemenliğine dayalı küçümseyici sözcük ve deyimleri kullanmıyorsak, hayvanları aşağılamayı da dilimizden çıkarabiliriz. İnsanların kendilerine özgü kötülükleri, olumsuzlukları hayvanlara yüklemelerine hiç değilse tek tek bireyler olarak kendimiz katılmış olmayız."
Ben bu konuda daha dikkatli olacağım.
Size de öneririm.