Gazinomuz yeniden hizmete açılmıştır

Ekonomi cephesinden pembe haberler geliyor. Büyük krizin bittiği söyleniyor, borsalar yükseliyor, kredi notları olumsuzdan olumluya dönüyor, vb. vb. Yurtta ve cihanda bir bahar havası esmekte...

Ekonomi cephesinden pembe haberler geliyor. Büyük krizin bittiği söyleniyor, borsalar yükseliyor, kredi notları olumsuzdan olumluya dönüyor, vb. vb. Yurtta ve cihanda bir bahar havası esmekte...
Oysa geçen yıl şu dönemde, yani finans dünyasının parlak çocuğu sayılan Lehman Brothers’ın
battığı günlerde, dünya kapitalizmin en ağır krizlerinden birine girdiğinden söz ediliyor, eski kötü alışkanlıklar bırakılmazsa durumun çok daha ağırlaşacağı söyleniyordu. 
Bankacılık sektörü tarafından tamahkârca şişirilen balon patlamıştı. Yapılacak şey yeni bir balona hava üflemek değil, patlamayacak çok daha sağlam yapılar yaratmak olmalıydı. Kapitalist ekonominin ve özellikle finans sektörünün köklü yapısal reformlara ihtiyacı vardı. Yoksa sistemin çökmesi kaçınılmazdı...
Peki, ne oldu? Gerekenler yapıldı mı?
Geçen hafta boyunca yabancı basında okuduklarıma göre, hayır, yapılmadı. Dünyanın önde gelen ekonomi uzmanları gereken derslerin alınmadığından, köklü reformlar yerine küçük düzeltmelerle yetinildiğinden yakınıyor ve uyarıyorlar: Gazino kapitalizmi geri döndü, bu gidiş iyi bir gidiş değildir.
Ya Türkiye?
Bu konuda en aydınlatıcı yazıyı çarşamba günü Hürriyet Daily News gazetesinde okudum. Yazarı Kaan Sarıaydın konusunu iyi biliyor, çünkü o da büyük ekonomik krizin kurbanlarından biri. Önce Lehman Brothers’da sonra Morgan Stanley’de işini kaybetmiş. 15 yıllık bankerlik yaşamı sırasında sistemin nasıl işlediğini içinden görmüş.
Bakın ‘Ne değişti?’ başlıklı yazısında günümüzdeki durumu nasıl değerlendiriyor:
“Kredi krizinin ana nedeninin aşırı borçlanma, aşırı yüklenme ve aşırı derecede güçlenmiş bir bankacılık sektörü olduğunu kabul eder ve bir yıl içinde yapılanlara bakarsak, krize yol açan yapısal nedenlerin çözülmediğini görürüz... Bu günlerde Türkiye dahil her yerde borsalarda kazanç sevinciyle dans ediliyor; oysa işsizlik rakamları korkutucu düzeylerde, tüketim düşüyor, ihracat ve üretim gerilemekte... Finans piyasaları bir kez daha görmedikleri bir uçurumun kenarına doğru koşmaktalar. Çoğu insan balonları şişip patlamadan fark edemiyor.”
Sarıaydın dibine kadar gaza basmak yerine ilk çıkışta yana çekilmenin daha emniyetli olacağı kanısında, ama bunun gerçekleşeceğine inanmıyor. Çünkü insanlar bir yıl önce yaşananları unutup bir kez daha acele tarafından voli vurma hummasına tutulmuşa benziyorlar. Küresel ölçekte egemen kültür ve ahlak değişmedi. Onlar bunu teşvik ediyor.
‘Gazino kapitalizmi’nin tehlikelerinden söz edenleri ciddiye almayanlar bile geçen yıl yaşananlardan ders alınması gerektiğini söylemişlerdi. Öyle anlaşılıyor ki, alınmadı Oyun aynı oyundur.
Kocaman bir tabelanın asıldığını görür gibi oluyorum:
“Gazinomuz yeniden hizmete açılmıştır.”