Genel görünüm

Yarın İstanbul?da yapılacak büyük mitinglerle 29 Mart yerel seçim kampanyasında doruğa varılmış olacak. Gerisi ?son düzlük?tür ve biten enerji zerreleriyle atakların yapılacağı bölgedir. Kimin ?finiş?inin daha güçlü olduğu bu bölgede anlaşılacaktır.

Yarın İstanbul’da yapılacak büyük mitinglerle 29 Mart yerel seçim kampanyasında doruğa varılmış olacak. Gerisi ‘son düzlük’tür ve biten enerji zerreleriyle atakların yapılacağı bölgedir. Kimin ‘finiş’inin daha güçlü olduğu bu bölgede anlaşılacaktır.
Şimdiye kadarki performansa bakarak 30 Mart sabahı yapılacak değerlendirmelerin provasını yapabiliriz. Şöyle:
AKP’nin ülke genelinde açık ara önde olduğunu herkes kabul ediyor. İktidarın değişmesi diye bir beklenti zaten yok. Ancak, yerli ve yabancı basında AKP’nin alacağı oy düzeyinin anlamı üzerinde yorumlar yapılıyor.
Deniyor ki, AKP’nin ülke genelinde oyları yüzde 45-50 bandında çıkarsa bu bir ‘yetki yenileme’ anlamına gelecek, bir çeşit ‘vekalet tazeleme’ sayılacaktır.  Anglosakson ülkelerinde buna ‘mandate’ diyorlar. AKP tarafından ‘Aynen yola devam’ şeklinde de okunabilir. (Umarız, böyle olursa, az ilerideki ‘Sürat felakettir’ tabelasını da gözden kaçırmazlar.)
AKP lideri Başbakan Recep Tayyip Erdoğan kampanyadaki sözleri ve davranışlarıyla böyle bir sonuç beklediğini ilan ediyor. Onu doğrulayan kamuoyu araştırmaları da var, doğrulamayanlar da...
AKP oylarının yüzde 40-45 bandında çıkması halinde ise sonucun ‘hafif uyarı’ anlamına
geleceği belirtiliyor. Bu uyarıyı Erdoğan nasıl değerlendirir, bilemiyoruz.
Bu düzeyin yüzde 35-40 bandına inmesinin ise ‘ağır uyarı’ sayılması gerektiği öne sürülmekte. Böyle bir sonuç kuşkusuz yetki azalması anlamına gelecek ve muhalefeti cesaretlendirecektir.
Sonuçlara istatistiksel eğri olarak bakacak olursak, en uçlardaki küçük bölgelerin, yani yüzde 50’den fazlasının ve yüzde 35’ten azının radikal yorumlara yol açması kaçınılmazdır. Birinci durumda tek adam yönetimine sürükleniş, ikinci durumda ise erken seçim düzlemine giriş gibi...
Ana muhalefet partisi CHP’nin başarı bandı yüzde 25-30, hafif uyarı bandı 20-25, ağır yenilgi bandı ise 15-20 arası sayılmakta. Gözlemciler MHP’nin ise büyük bir patlama yapmadan eski düzeyini koruyacağı görüşünde birleşiyorlar.
Kritik sorulardan birisi, Numan Kurtulmuş’un genel başkan olmasıyla gençlik olan Saadet Partisi’nin yüzde 3-5 bandını aşıp aşamayacağı. AKP’nin bu göstergeyi dikkatle izleyeceği söyleniyor. Ne de olsa aynı mahallenin iki takımı durumundalar...
DTP’nin ülke genelinde oyunun yüzde 5’i aşması bekleniyor ama bu parti daha çok yerel başarılarıyla değerlendirilecek.
Son hafta içinde neler olabilir? Öngörülemeyecek büyük olaylar dışında en hassas terazinin ekonomide olduğu aşikâr. Doların 1.80’i aşması AKP’yi vurmuştu. O yara onarıldı ama zeminler hâlâ kaygan. Günlük yaşamdaki etkilerinin daha da ağırlaşmasına kesin gözüyle bakılan krizin, henüz tam olgunlaşmamış olması AKP için şans sayılıyor. Asıl hasar, ‘Amerika’da kriz çıktı, biz de krizli sayıldık’ algılamasının zayıflamasıyla yaşanacak deniyor.
Tarih olarak sonbaharı gösterenler var.
Pazar mitinglerini ve son haftayı bu çerçevede izleyebiliriz.
DÜZELTME: Dünkü yazımda, en çok dinlediğim radyo olan Açık Radyo’nun frekansını yanlış yazmışım, doğrusu FM 94.9’dur. Bu vesileyle belirttiğim: Destek kampanyası bugün ve yarın da devam ediyor.