Gerçeği öğrenme ihtiyacı var mı?

Yalnız ekmekle yaşanmaz! Özgürlük, onur, hayal gücü ve gerçekleri bilme ihtiyacı da var.

'Yalnız ekmekle yaşanmaz.' Sovyet romancısı Dudintsev bu adı vermişti bir romanına. Biz de zaman zaman kullanırız bu deyişi. Yalnız ekmekle yaşanmaz! Peki, ekmekten başka ne gerekir insanca yaşayabilmek için? Özgürlük, onur, hayalgücü...
Ya doğrular? İnsanlığın gerçekleri öğrenmeye de ihtiyacı var mı?
Gazetecilik mesleği, olduğu varsayımına dayanıyor. Çağdaş demokrasi kuramı da: İnsanlar gerçekleri öğrenecekler ki, doğru kararlar verebilsinler.
Gerçekleri ne pahasına olursa olsun ortaya çıkarmayı bir çeşit takıntı haline getirmiş olan haberciler var ki, bunlara 'araştırmacı-soruşturmacı' haberciler diyoruz. Basın tarihinin en parlak isimlerinden bazıları bu alanda çalışmış. Uğur Mumcu, bizden akla gelen ilk isim. Akıbeti de ne yazık ki dünyadaki pek çok soruşturmacı gazeteci gibi oldu...
İşte günümüzde bu habercilik alanında uğraş veren yerli ve yabancı haberciler ve uzmanlar bugün İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde bir günlük bir konferans için bir araya gelip bu türden haberciliğin sorunlarını ve geleceğini tartışıyorlar. Konferansa Türkiye'nin hemen tüm tanınmış soruşturmacı habercilerinin yanı sıra ABD'den David Kaplan, Almanya'dan David Crawford, Yunanistan'dan Pavlos Nerantzis ile Stelios Kuloğlu, Romanya'dan Stefan Candea ile Paul C. Radu, Bosna'dan Drew Sullivan katılıyorlar.
Daha çok bir Anglo-Amerikan geleneği olduğu düşünülen soruşturmacı habercilik son yıllarda dünyanın birçok yerinde, bu arada Balkanlar'da ve Yunanistan'da büyük bir parlama yapmışken, vatanı sayılan ABD'de geriliyor. İnsan sormadan edemiyor: Acaba soruşturmacı habercilik Upton Sinclair'lerin, I. F. Stone'ların, Woodward ve Bernstein'ların, Seymour Hersch'lerin ülkesi Amerika'da sağlam kalsaydı, ABD, Irak'ta bu durumlara düşer miydi?
Gerçeklerin ortaya çıkarılmamasının ya da saklanmasının mutlaka bir bedeli oluyor; bu bedel tüm toplum tarafından ödeniyor. Haberleri yasaklamaya, haberciliği kısıtlamaya çalışanlar kendilerini korumaya çalışırken ülkelerine zarar veriyorlar.
Aslında araştırmacı-soruşturmacı haberciliğe her zamankinden daha fazla ihtiyaç olan bir dönemde yaşıyoruz. Çünkü haber mecraları yanlış ve yanıltıcı bilgilerle tıka basa dolu. Artık, mafya dahil, tüm güç odakları aynı zamanda bir iletişim kurumu olarak örgütlenmiş durumdalar. 'Algılama yönetimi' yapmak için, kendi çıkarlarını korumak için her yola başvuruyor, inanılmaz paralar harcıyorlar.
Verilen bilgilere göre, dünyanın en büyük petrol şirketi Exxon, fosil yakıtların küresel ısınmaya neden olmadığını kamuoyuna kabul ettirmek için 1998 yılından bu yana hemen hemen 23 milyar dolar harcamış. 23 milyar dolar!
Böyle bir dünyada sınırlı olanaklarla gerçeklere ulaşmaya çalışan soruşturmacı gazetecinin yalnızlığını düşünebiliyor musunuz!
İşte bu yüzden, güç odaklarının saklamaya çalıştığı olguları ortaya çıkarmayı misyon edinmiş soruşturmacı habercilerin de uluslararası düzeyde örgütlenmesi gerekiyor. Zaten günümüzde en büyük yolsuzluk haberleri çokuluslu, hatta küresel haberler.
Kötüler beynelmilel oldu! İyilerin de öyle olması şart!
Başlıkta sorduğum soruya dönebilirim: İnsanların gerçekleri öğrenmeye ihtiyacı var mı? Benim cevabım: Evet var. Özgür ve onurlu bir hayat sürebilmek için var. Yalnız ekmekle yaşanmıyor!