Gül'ün konuşmasına farklı okuma

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün TBMM'nin açılışında yaptığı konuşma gerçekten önemli bir metin. Çünkü Gül burada günlük siyasal çatışmaların...

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün TBMM’nin açılışında yaptığı konuşma gerçekten önemli bir metin. Çünkü Gül burada günlük siyasal çatışmaların üzerine çıkıp 2007’den bu yana hükümet politikalarının felsefi arka planını anlatıyor. Ülkenin iç ve dış sorunlar karşısında takınması gereken tutumu fırça darbeleriyle betimliyor.
Gül’ün konuşmasında vurgu demokrasi, siyasal özgürlükler ve farklılıklara saygı üzerinde. Bundan önceki Cumhurbaşkanı Sezer de hukukun üstünlüğüne vurgu yapardı ama Çankaya’dan derin devlete ve ‘devletin bekası’ ya da ‘ulusal çıkar’ adına yapılan kanunsuzluklara bu kadar açık sözcüklerle karşı çıkılması herhalde bir ilk. Bunların komutanların üç yıl sonra ilk kez Meclis’e geldiklerinde söylenmiş olması da anlamsız sayılamaz.
Metinde ağır basan egemen görüşün ‘liberalizm’ olduğunu söyleyebiliriz.  Liberal söylem ve jargon bir zamanların Milli Görüş’cüleri tarafından artık tümüyle benimsenmişe benziyor. ‘Dinimize karışmayın’ın yerini ‘Kimse kimseye karışmasın’ almış. Belli ki, kendilerini bu jargon içinde daha güvenli ve çağdaş hissediyorlar.
Birçok yorumcu Gül’ün farklılıkları zenginlik sayan ve kimsenin onlara karışmaması gerektiğini söyleyen sözlerini ön plana çıkarmış ve övmüş.  Örneğin, Gül’ün uyarılarını çok isabetli bulduğunu söyleyen Hasan Cemal, Milliyet’te dünkü yazısını şöyle bitirmiş:
“Bırakın herkes kendi gibi olsun!”
Tamam, bıraksın da, 2009 yılında, yani yedi yıllık AKP iktidarından sonra bırakmayan kim?
Liberaller hemen kendileri için ‘olağan şüphelileri’ duvara dizeceklerdir: Asker, yargı, Atatürkçüler,
belirli medya organları, bir kısım sermaye...
Tastamam kendileri gibi düşünmeyen herkes...
Her şeyi yasaklayan onlardır, sınırlayan onlardır, reddeden onlardır, çağdışı olan onlardır...
O sırada önünüzde açık duran gazeteki bir habere bakıp, “Peki” diyebilirsiniz, “yurttaşların Beykoz Balıkçısı’nda 18 yıldır alıştıkları gibi balıklarını yerken rakı içmelerini yasaklayan kimlerdir?”
Trakya ve Ege’de üzümden şarap yapıldığı için bağcılığı çeşitli bürokratik yöntemlerle sabote eden ve ağlaşan üreticilere ‘Siz de domates yetiştirin’ diyenler kimlerdir?
Kendi aile yapısı fantezilerine uymayan sahneler var diye televizyon dizilerine şifre koymak isteyenler kimlerdir?
İnternet sitelerine karşı K. Kore ve Sudan’ı andıran yıldırma kampanyaları açarak Türkiye’yi yasakçılar listelerinde tepelere tırmandıranlar kimlerdir?
Türkiye’nin dünyada basın özgürlüğü listelerinde 94. gelmesi yetmiyormuş gibi kimi gazetelere yazdıkları fahiş vergi cezalarıyla gelecek yıl 10 sıra daha kaybetmesine neden olacak olanlar kimlerdir?
Kendileriyle birlikte namaza gitmeyenlerin, eşinin başı açık olanların, vb. vb. yani kendilerinden farklı olanların işe alınmasıne ve terfi etmesine engel olanlar kimlerdir?
Cumhurbaşkanı Gül’ün konuşması ‘farklı’ bir biçimde okunamaz mı?