Hepimiz Diyarbakırsporluyuz

Televizyonda söyledim, yazıyla da söyleyeyim: "Hepimiz Diyarbakırsporluyuz." Hangi bağlam içinde söylediğimi biliyorsunuz. Bursaspor-Diyarbakırspor maçında çıkan olaylar ve atılan sloganlar...

Televizyonda söyledim, yazıyla da söyleyeyim: “Hepimiz Diyarbakırsporluyuz.”
Hangi bağlam içinde söylediğimi biliyorsunuz. Bursaspor-Diyarbakırspor maçında çıkan olaylar ve atılan sloganlar, Diyarbakır ilimizi ve tüm bölgeyi temsil eden bu takımın maçlarının etnik bölücülük kusmak isteyenler için bir bahane olarak kullanılabildiğini bir kez daha gösterdi.
‘Bir kez daha’, çünkü daha önce de başka maçlarda da olmuştu. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, daha nice yerlerde olabilir.
Koskoca bir yörenin gönül verdiği bir spor kulübüne etnik terörist muamelesi yapmak ne korkunç duyarsızlık ve ne büyük haksızlıktır!
Ve ne kadar tehlikelidir.
PKK ile filan hiçbir ilgisi olmayan Diyarbakırlıları derinden yaraladığı için tehlikelidir. Şu ya da bu nedenle PKK’ya sempatisi olsa bile hiçbir şekilde Türkiye’den kopmak istemeyen yöre insanlarının kalbini kanattığı için inciticidir.
Yalnızca inciti değil, iticidir. Dışlayıcıdır, bölücüdür.
TV 8’de anahaber bülteni içindeki yorumda ‘Hepimiz Diyarbakırsporluyuz’ diyerek döviz çıkartmam üzerine bölgeden gelen mesajlar bu söylediklerimin ne kadar geniş bir taban bulduğunu ortaya koydu.
Anladım ki, bölge halkı en çok bugünlerde onu dışlamayacak, dostca sarışılacak, kardeşce kucaklayacak jestlere ihtiyaç duyuyor.
Kendisine, “Evet, sorunlarımız var, ama biz bunları birlikte çözeriz” denmesini istiyor.
O yorumda şöyle bir öneride bulundum:
Ey futbol kulüpleri, ey federasyon! Ey açılım çığırtkanları! Gerçekten futbolda ırkçılığa ve etnik nefrete karşı çıkmak istiyorsanız eveleyip gevelemek yerine somut adımlar atın.
Örneğin, bu hafta oynanacak maçlara liglerde bulunan tüm takımlar ‘Hepimiz Diyarbakırsporluyuz!’ yazan bez afişlerle çıksın.
Yaptığım öneriye Diyarbakırdan nice teşekkürler geldi, ama futbol camiasından ses seda çıkmadı.
Eğer televizyonda görmedilerse, bu yazıyı okuyanları olacaktır.
Şu unutulmasın: Stadyumlar dünyanın en etkili duyuru panolarıdır. Başka türlü erişemediğiniz topluluklara oradan erişirsiniz.
Nefret tüccarları bunu biliyorlar.
Bakalım onlara karşı çıktıklarını söyleyenler de biliyorlar mı? Ya da öğrenmeye niyetleri var mı?