İçi kof bir dev

Beşiktaş'ın İngiltere'de uğradığı 8-0'lık yenilgi ulusal psikolojiye bir maçın vurabileceğinden çok daha ağır bir darbe vurdu.

Beşiktaş'ın İngiltere'de uğradığı 8-0'lık yenilgi ulusal psikolojiye bir maçın vurabileceğinden çok daha ağır bir darbe vurdu. Bu sonuca Beşiktaş taraftarı olmayan pek çok kişi de derinden üzüldü. Çünkü, dünya âlemin gözleri önünde gerçekleşen o skor, sanki en derin korkularımızdan birinin haksız olmadığını gösteriyordu:
'İçi kof bir dev' çıkmak.
Bu sonuç, bu türden skorların pek de anormal sayılmadığı dönemlerde alınmış olsaydı bu kadar etkilemezdi. Ancak, tam artık içi kof bir dev olmadığına, herkesle aşık atacak düzeye geldiğine inanmaya başlamışken olunca...
Tamamen iyileştiğini düşünürken, kan tüküren veremlinin moral bozukluğuna şaşmamak gerekiyor.
Hayatın pek çok alanında böyle bir korku bizi biz yapan derin öğelerden birisi ne yazık ki. Belki de, çöküşü üç asır sürmüş bir imparatorluğun mirasçıları olmamızla bağlantılı bir şey bu. Kötü haberler ala ala işlerin eninde sonunda kötü gideceğine ikna olmuş bir kötümserlik ruhumuza işlemiş. Kendine güvensizlik refleksine dönüşmüş.
Zaman zaman, örneğin Atatürk döneminde, aşar gibi görünsek de bir yolunu bulup geri dönüyor bu duygu.
Ve kendi kendisini doğrulayan bir kehanete dönüşüyor.
*
İçi kof bir dev gibi görünmek ya da görünmemek... Son sınır ötesi harekât tartışmalarının da psikolojik fonunda vardı bu duygu. Teröristler sınır ötesinden sızıp gelmişler, çoğu asker 60'a yakın insanını öldürmüşler ve sen hemen her ülkenin yapacağını yapamıyor, hukuken hakkın olan cevabı veremiyorsun.
Öyleyse içi kof bir dev misin?
Can Dündar ile Rıdvan Akar'ın Bülent Ecevit'le ilgili yeni kitaplarında yayımlayacakları bir belgeden anlıyoruz ki, bundan dokuz yıl önce, Türkiye, Abdullah Öcalan konusunda Suriye'yi sıkıştırırken de cevap aranmış bu soruya. Demirel demiş ki, tehdit edip yapmazsan, itibarını kaybedersin, kimse seni ciddiye almaz, 'koca bir içi kof' devlet muamelesi yaparlar sana...
Çöküş döneminde Osmanlı'ya yaptıkları gibi.
Bu kez Türkiye'nin sıkıştırması meyve vermiş, Öcalan, Suriye'den çıkarılmıştı. Demek ki, Türkiye'nin içi kof bir dev olmadığı kabul edilmişti.
Ya bu sefer? Bu sefer de öyle mi oldu?
Emin miyiz?..
Beşiktaş'ın yenilgisi gibi olaylar eski yaraları depreştiriyor.