Irak'ta zor sorular

Başkan Bush'un dün açıkladığı yeni Irak stratejisinin başarı şansı bizim Beşiktaş'ın bu yıl şampiyon olma şansı ile aynı düzeyde görünüyor. İlle sayılarla açıklamam gerekirse 'sıfıra çok yakın' diyebilirim.

Başkan Bush'un dün açıkladığı yeni Irak stratejisinin başarı şansı bizim Beşiktaş'ın bu yıl şampiyon olma şansı ile aynı düzeyde görünüyor. İlle sayılarla açıklamam gerekirse 'sıfıra çok yakın' diyebilirim.
Kullandığı taktikler ve söylem de benzeşiyor. Birisi generalleri değiştiriyor, öteki antrenörleri; birisi oyuncuları değiştiriyor, ötekisi askerleri... İkisi de harcaya harcaya kaynaklarının sınırına gelmişler. İkisi de ne yapsa boşuna, çünkü 'vizyon' hak getire!
Durum böyle olunca birkaç bin fazla asker ya da birkaç yeni futbolcuyla sonuç değişmiyor.
Bu temel yanlışın başta gelen kurbanları gene zavallı Irak'lılar ile, uyanmakta çok geç kalmış olan Amerikan halkı olacak. ABD'de özellikle asker aileleri arasında tam bir infial olduğu anlaşılıyor. Çünkü bazı askerler üçüncü kez Irak görevine gitmek zorunda kalacaklar. İşin romantize edilecek bir yanı bulunmadığını biliyorlar.
Konuya Türkiye açısından bakıldığında, Bush'un yeni planının bir süre önce açıklanan Baker-Hamilton raporunun gerisinde kaldığı görülebiliyor. Kuzey Irak'taki terörist kampı gerginliğinden ve Kerkük saatli bombasından Türkiye'yi tatmin edecek bir biçimde söz edildiğini söylemek mümkün değil.
Gene de, ülke bütünlüğünün korunması, bu amaçla petrol gelirlerinin eşit olarak paylaşılması (Herhalde Amerikan ve İngiliz şirketlerinden arta kalanın paylaşılmasından söz ediyor!) ve Irak'ın palas pandıras terk edilmemesi gibi konularda söyledikleri Ankara'nın yüreğine biraz su serpiyor olmalı.
Amerikan askerlerinin Irak'ı hızla terk etmesi konusunda görüşler 180 derece dönmüş durumda: Artık Şiiler, tüm dizginleri ellerine alabilmek için, ABD ordusunun ülkeden en kısa sürede çıkmasını isterken, Şiilerle baş başa kalmaktan çekinen Sünniler kalmasını istiyorlar. Başbakan Recep Tayip Erdoğan bir süre önce Amerika'nın askerlerini Irak'ı boşaltma takvimini açıklamasını istemişti, ama Ankara'nın şu andaki görüşü Sünnilerinki gibi olsa gerek.
En kritik sınav önümüzdeki aylarda geliyor: ABD, Şii Başbakan Maliki'den bindiği dalı kesmesini, yani en büyük destekçisi Mukteda Sadr'ın milislerini gerekirse zorla dağıtmasını istiyor. Sadr elbette buna razı olmayacak. O zaman Amerikan güçlerinin Sadr'a karşı Kürt peşmergelerle birlikte operasyon yapması söz konusu olacak. Taraflar kapışınca sorulacak:
"Sadr'dan emir alan milisler yasadışı da, Barzani'den emir alan peşmerge milisleri yasadışı değil mi? Değilse, niçin?"
Amerikalılar için zor bir soru olacak kuşkusuz. Tıpkı, "Madem ki terörle savaşıyorsunuz, öyleyse PKK'ya niçin dokunmuyorsunuz?" sorusu gibi.
Ha Beşiktaş, ha Irak... Zor dostum, zor.