İzmir yeniden yükselirken

Bursa'da geçen çocukluk yıllarımda en çok istediğim şeylerden birisi Enternasyonal İzmir Fuarı'nı görmekti. </br>Fuar dillere destandı.

Bursa'da geçen çocukluk yıllarımda en çok istediğim şeylerden birisi Enternasyonal İzmir Fuarı'nı görmekti.
Fuar dillere destandı.
Pavyonlarda sergileneceklerle ilgili haber ve dedikodular aylar öncesinden başlar, yoğunlaşarak devam ederdi...
İzmir, en azından ağustos ayının son haftalarında, Türkiye'nin en önemli kenti olur, İstanbul'u bile gölgede bırakırdı.
Derken hem Fuar'ın hem de ona ev sahipliği yapan kentin yıldızı sönmeye başladı. Bir zamanlar yazları ülkenin en canlı kültür hayatına sahip olan bu kenti gittikçe taşralaştı, önemini yitirdi, özelliklerini kaybetti, sıradanlaştı.
Niçin böyle oldu konusu bu yazının çerçevesini aşar.
Bu gerileme süreci aşağı yukarı 30 yıldır devam ediyor.
Ve galiba artık sonuna yaklaşıyor. Zamanıdır.
Geçenlerde yapılan büyük Cumhuriyet mitingiyle ilgili olarak yazılanlar bunun bir işareti. Anlaşıldı ki, tüm kayıplara rağmen 'Ege'nin incisi' hâlâ 'ilerici' insan potansiyelini muhafaza etmektedir. Her şeye rağmen İzmir'e hâlâ 'bir şeylerin başladığı, yol gösterici kent' olarak bakılmaktadır. izmir hâlâ özel ve saygındır.
Şimdi önümüzde İzmir'i yalnızca Türkiye'nin değil tüm dünyanın şeref kürsüsüne çıkarabilecek bir fırsat daha var: 2015 Dünya Fuarı (Expo) adaylığı. İzmir bu küresel olay için Milano ile yarışmakta imiş. İzmir eğer seçilirse Expo 2015'in ana temasının 'sağlık' olmasına karar vermiş. Yaşlanan Batılı nüfus için gerçekten büyük önem taşıyan, belki de
başlıca konu sağlık. Ve Anadolu tıp tarihi açısından özel bir önem taşıyor.
İzmir'de gerçekleşecek bir Expo'yu altı ay içinde tam 60 milyon insanın ziyaret etmesi söz konusu imiş.
Bunun için yöredeki turistik yatak sayısının 5-6 binden 150 bine çıkması olasıymış.
Expo'ya ev sahipliği yapmış bir İzmir'in bir kez daha dünya kentleri arasına gireceğine şüphe yok.
İzmirliler sormalılar: Acaba bu noktaya yükselmek için gerekenleri yapıyor muyuz?
İzmir'in yeniden yükselişini kuşkusuz 21. yüzyılda Türkiye'nin yükselişi sürecinden ayırt edebilmek mümkün değil. Küresel gelişmeler Türkiye'yi, neredeyse kendisine rağmen, ileriye doğru itmeye devam ediyor.
Bazı iç ve dış çevrelerin direnmeleri bu büyük yönelimi değiştiremiyor, olsa olsa geciktiriyor.
Bu yönelim, Türkiye'nin ortaya çıkmakta olan yeni dünyaya eklemlenme, onun asal bir parçası olmasıdır. Türkiye taşra olmaktan çıkıyor.
İzmir'in 2015 Expo'sunu kazanması hem bu kentimizin hem de ülkemizin dünyaya katılmasını hızlandıracaktır. Bu yeni rolün güzel İzmirimize yakışacağına hiç şüphem yok.