Kampanya biterken

Geçen pazar günü büyük İstanbul mitingleriyle doruğa ulaşan yerel seçim kampanyası iki gün önce pat diye sona eriverdi. Gözler ve dikkatler bir anda BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu?nun helikopterinin düştüğü Maraş dağlarına döndü.

Geçen pazar günü büyük İstanbul mitingleriyle doruğa ulaşan yerel seçim kampanyası iki gün önce pat diye sona eriverdi. Gözler ve dikkatler bir anda BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopterinin düştüğü Maraş dağlarına döndü.
Parti liderlerinin mitingleri iptal edildi. Seçim haberleri çok yavan gelmeye başladı.
Zaten, Ergenekon konulu ikinci iddianamenin açıklanmasıyla dikkatler dağılmıştı. Bir dönemin neredeyse tüm gizlerini açıklama iddiasındaki sansasyonel belgenin göz ardı edilmesi ve tartışmalara yol açmaması mümkün değildi.
Bunlara son günlerde sonuçları ilan edilen kamuoyu araştırmalarını ekleyin. Aralarındaki önemli farklara rağmen onlardan anlaşıldı ki, bu seçimde fazla bir şey değişmeyecektir. Ortaya çıkan manzara dönüştürücü değil, 22 Temmuz’u pekiştirici olacaktır. Büyük kentlerde sürprizler söz konusu değildir, belki Ankara hariç.
Seçime bir buçuk gün kala bu yazı yazılırken kampanyanın ülke gündeminin üç ya da dört numaralı konusu durumuna düştüğünü görüyoruz.. (Helikopter kazası, Ergenekon, ve kriz paketlerinden sonra...). Bunun oy tercihlerini ve özellikle katılımı nasıl etkileyeceğini yarın göreceğiz.
Dikkati dağılmış ve seçimden soğumuş olanlara, futbolun o ünlü klişesini tekrar etmekte yarar olabilir:
“Hiçbir maç oynanmadan kazanılmış sayılmaz!” 
Tıpkı, hiçbir seçimin oylama sayılmadan kazanılmış sayılamayacağı gibi. Güvenilir kurumlar tarafından yapılan kamuoyu yoklamaları sağlam bir istatistiksel bir mantığa dayanırlar ama kusursuz oldukları söylenemez; geçmişte nice sürprizler olmuştur.
Çünkü ölçülen konu, yani seçmen, değişkendir. Şu anda bile değişmektedir.
O yüzden derim ki, oyunuzu mutlaka kullanın. Kullanın ki, övünmeye ya da şikâyet etmeye
hakkınız olsun.
22 Temmuz’da ağzım yandığı için bu kez yayımlanan kamuoyu yoklamalarının sonuçları hakkında bir şey söylemiyorum. Yalnız şunu kaydedeyim: En ünlü iki şirketin sonuçları arasında tam 10 puan fark var. Oysa hata payları yüzde 2 dolayında! Yani ikisi de aynı şeyi ölçmüş olamaz.
Son günlerde siyasi ‘taban’ sayılan kesimden pek çok yurttaşla sohbet ettim. Doğrusu ya, 22 Temmuz’dan değişik bir ‘farkındalık’ ile karşılaştım. Ergenekon, Davos, Kürt sorunu, ekonomik kriz gibi kışkırtıcı gelişmeler dolayısıyla zihinlerde hızlı bir fermentasyon yaşanıyor gibime geldi.
Bundan peynir mi çıkar yoksa ekşimik mi, ilerde göreceğiz.
Ama korkmayın, heyecan pazartesi sabahı sona ermiyor. Birkaç gün sonra Obama geliyor!
Disneyland gibi bir ülke bizimkisi.