Kanadalılar niçin Kazdağı'nı seçti?

Volkanik kökenli olan Kazdağı en son ne zaman patlamıştı bilmiyorum. Ancak, geçen hafta bugün, bu sütunda çıkan 'Çekin ellerinizi Kazdağı'ndan' başlıklı yazıma gelen tepkiler...

Volkanik kökenli olan Kazdağı en son ne zaman patlamıştı bilmiyorum. Ancak, geçen hafta bugün, bu sütunda çıkan 'Çekin ellerinizi Kazdağı'ndan' başlıklı yazıma gelen tepkiler jeolojik olarak değerlendirilecek olursa, 1774 metre yüksekliğindeki bu geniş tabanlı efsanevi yanardağın harekete geçtiğini söyleyebilirim. Eğer bu doğa harikasında maden aramak için ruhsat almış olan Kanadalı ve yerli şirketlerin çalışmalarına derhal son verilmezse ülkemiz tarihinin en büyük çevreci patlamasıyla karşı karşıya kalacağımıza hiç kimsenin şüphesi olmasın!
Gelen mektup ve mesajlardan dehşet verici şeyler öğreniyorum. Bu firmalar dünyada neler yapmışlar, Türkiye'de neler yapmaya hazırlanıyorlar? Sırası geldikçe bunları bir bir anlatacağım. Öyle anlaşılıyor ki, Kanadalı şirketler madencilik bahanesiyle doğayı mahvetme konusunda tüm dünyada sabıkalılar. Kanada basını marifetlerini ortaya dökmüş (Yaşasın soruşturmacı gazetecilik!), Kanada'nın ünlü CBC televizyonu bu firmalar hakkında 'Çirkin Kanadalı' adlı bir program bile yayımlamış.
Geçen yazımda 'Kendilerinin kocaman ülkeleri olduğu halde niçin bizim buralarla uğraşıyorlar?' diye sormuştum. Kanada'nın Vancouver kentinde yaşayan okurum Kaya Gülaçtı bunun nedenini şöyle anlatıyor:
"...dediğiniz gibi Kanada çok büyük bir ülke ve jeolojik açıdan Türkiye'den daha zengin. Elmas, petrol gibi ülkemizde olmayan yeraltı zenginliklerine sahipler. Bu firmalar neden kendi ülkelerinde altın aramıyorlar sorunuzun cevabını birkaç yıl önce Globe and Mail gazetesindeki bir araştırma açık bir şekilde ortaya koymuştu. 1950'lerde altın aramak için kullanılan bir alanın önceki ve sonraki hallerinin fotoğrafları aracılığı ile durumu göstermiş, işin finansal kısımlarını da ifşa etmişti. Sonuç olarak, her ne kadar firmalar en son teknoloji kullandık, yerel ekonomiyi canlandırdık gibi iddialarda bulunsalar bile, Federal Hükümet'in kirlenen alanın temizliği için harcadığı para madenlerin getirisinin birkaç misli üstüne çıkıyordu. Bir başka deyişle, firma kısa zaman içinde para kazanıp bölgeyi terk ediyor ve geriye kalan atıkları Federal Hükümet temizlemek zorunda kalıyor, hem de aldıkları verginin katbekat fazlasını harcayarak! Ama sonuç aynı. Zümrüt yeşili ormanın içinde dazlak kalmış büyük bir bölge, üzerinde ot bile yetişmiyor onca yıl yapılan temizleme çalışmalarından sonra. Sonuçta Federal Hükümet böyle firmalara izin vermiyor kendi topraklarında, git sömürmek için doğanın yok edilmesine tepkisiz bir ülke bul diye."
Doğanın yok edilmesine tepkisiz bu zavallı ülke Türkiye midir? Kanadalı sabıkalıların göz koyduğu son kurban Kazdağı sahipsiz midir?
Bunun yanıtını önümüzdeki günlerde göreceğiz!