Kazdağları yok olur

Bu satırlar yazılırken Kazdağları'ndaki orman yangını devam ediyor... Elimde başka işler var ama aklım fikrim oralarda. 'Yangın sonunda söndürüldü' haberini bekliyorum.

Bu satırlar yazılırken Kazdağları’ndaki orman yangını devam ediyor...
Elimde başka işler var ama aklım fikrim oralarda. ‘Yangın sonunda söndürüldü’ haberini bekliyorum.
Yalnızca kül olan güzelim ağaçlara değil, kaçamayıp kavrulan kaplumbağılarına, kirpilere,
tarla farelerine, sincaplara, yılanlara ve daha nicelerine göz yaşı döküyorum.
Hep aynı hikâye: Yangının biri bitmeden öteki başlıyor. Kundaklama olasılığından söz ediliyor.
Sonra... Sonra yanan yandığıyla kalıyor...
Geçen yıl İntepe’de öyle olmadı mı? Yüzlerce hektar şahane orman yok olup gitmedi mi?
O gün bugün, kelleşmiş tepeler arasından her geçişimde yüreğim sızlıyor.
Karşı kıyıda, Eceaabat’la Gelibolu arasındaki bir bölge sanki yangına abone. Her yıl yanıyor orası.
Geçen yıl tarım makinesinden çıkan kıvılcımdı suçlu, bu yıl anız yakma... Ya gelecek yıl?
İntepe yangının dumanları yükseklerden uçup Atina’ya kadar ulaşmıştı. Geçenlerde çevresindeki ormanlar cayır cayır yanan Atina’ya... Geçen yıl bütün bir bölgesi cehenneme dönen Yunanistan’ın başkenti Atina’ya.
Doğa insanları uyarıyor. Fazla ileri gittin diyor. Benim de sınırlarım var diyor. Bu kadar fazla
yüklenme diyor.
Biz ne yapıyoruz? Betonlaşmış koca metropolün ciğerleri sayılabilecek Belgrat ormanlarıyla Beykoz korularını yok etmek üzere köprü yapmaya kalkıyoruz.
Başka ne yapıyoruz?
Kazdağları’nın yangından kurtulan bölümlerini mahvetmeleri için oraları yeniden madencilerin tasallutuna açıyoruz.
Çokuluslu altın tekellerinin amansız orman açılımı, diğer açılımlar arasında medyada kendisine yer bulamıyor. O yüzden, büyük olasılıkla, bilmiyorsunuz: 
Anayasa Mahkemesi kararı uyarınca Ocak 2009’dan beri orman içinde çalışma yapmaları yasaklanan madencilere yeniden ‘orman vizesi’ verildi. Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliği’nde ufak bir değişiklikle gerçekleştirildi bu.  Bu yöreye göz koyanların ormanları delik deşik etmeleri serbest yeniden.
Konuyu yakından izleyen çevreciler kan ağlıyorlar. Anayasa Mahkemesi kararını sollayan kararın yasallığı su götürür diyor hukukçular...
Davalar açacaklar. Ama ne gam! Niyet kötü olduktan sonra bir yolu bulunur...
Zeytinlikler sökülür. Ormanlar yanar biter.
Kazdağları yok olur!