Kemal Kılıçdaroğlu?nun şansı var mı?

Melih Gökçek?in AKP?nin Ankara adayı olduğunun nihayet belirginleşmesiyle 29 Mart yerel seçimlerini bulmacasının en önemli yerleri dolmuş oldu.

Melih Gökçek’in AKP’nin Ankara adayı olduğunun nihayet belirginleşmesiyle 29 Mart yerel seçimlerini bulmacasının en önemli yerleri dolmuş oldu. Çok merak edilen bir isim kaldı: CHP’nin İstanbul adayı. Daha doğrusu, son aylarda yıldızı parlayan Kemal Kılıçdaroğlu’nun İstanbul adayı olup olmayacağı...
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni ele geçirmenin öneminden söz etmeye bile gerek yok. Avrupa ülkelerinin bir çoğundan, örneğin Yunanistan’dan daha fazla nüfusu olan bu mega-kent yalnızca en büyük rant kaynağı olarak değil, aynı zamanda bir kültür kurumu ve ideoloji üreticisi olarak da Türkiye’nin kaderini etkiliyor. Şu anda ülkeye egemen olan ılımlı İslam ideolojisinin entellektüel temelleri 1994’te Recep Tayyip Erdoğan’ın Belediye Başkanı olmasıyla atılmıştı.
Bu ideoloji 29 Mart seçimleriyle siyasal düzlemde geriletilecekse, bunun başlayacağı yerin İstanbul olması doğaldır. Ana muhalefet partisi CHP’nin İstanbul’da kimi aday göstereceği bu nedenle bütün Türkiye’yi ilgilendirir.
Yaptığı soruşturmalar ve açtığı tartışmalarla AKP surlarında büyük delikler açan, şu anda en çok ilgi çeken CHP’li konumundaki Kemal Kılıçdaroğlu İstanbul adayı olursa CHP’nin şansı olabilir mi?
AKP’ye yakın çevreler Kılıçdaroğlu’nun hiçbir şansı olamayacağını, Kadir Topbaş’ın yeniden seçilmesinin garanti olduğunu söyleyeceklerdir. Nitekim geçenlerde GENAR’ın yaptığı bir kamuoyu yoklaması AKP adayının yüzde 50’ye 32 gibi açık bir farkla önde olduğunu ortaya koymuştu.
Ne var ki, o tarihte de CHP’nin adayı belli değildi. Dahası, bu kentte 1989 seçimlerinde anketlerde yüzde 70’e yüzde 20 gibi ‘kapanmaz’ bir farkla önde görünen bir aday (Bedrettin Dalan) bir SHP’liye (Nurettin Sözen) kaybetmişti. 
Yani, şu anda çok zor görünse de, karizmatik ve popüler bir aday sürpriz yapabilir.
Yüzde 18’lik fark kapatılmaz değildir.
Acaba o aday Kılıçdaroğlu mudur? Özgeçmişi, ilk bakışta, bu soruya olumlu yanıt verilmesini zorlaştırıyor. Tunceli doğumlu, hesap uzmanlığı geçmişli, çok deneyimli bir bürokrat olan Kılıçdaroğlu sanki Maliye Bakanlığı için biçilmiş kaftan görünüyor. İstanbul gibi dünyanın en dinamik metropollerinden birini 21. yüzyılda yükseltecek bir vizyona sahip olup olmadığını bilmiyoruz. Özgeçmişine bakarak, bu konuda fazla düşünmüş olmadığını varsayabiliriz.
Ancak, derin ekonomik krizin de etkisiyle yolsuzluk iddialarının öfke yarattığı bir dönemde ‘dürüstlük’ en önemli koz haline gelebilir. Kılıçdaroğlu’nun belgelere dayanan ‘soruşturmacı’ kampanyası İstanbul’da vuracağı hedeflerle farklı kesimlerden puan alabilir.
Kılıçdaroğlu, seçimi kazanmasa bile, iktidar partisinin adayını zorlayarak ve partisinin oyundan daha fazla oy alarak Ankara’ya karizmasına karizma eklemiş bir umut isim olarak dönebilir.
Deniz Baykal için, “Kılıçdaroğlu’nu Ankara’dan uzaklaştırmak için aday olmasını istiyor” diyenlerin bu olasılığı da düşünmeleri gerekir.
Tabii, İstanbul’da Kılıçdaroğlu’nun fena kaybetmesi, hazırlıksız ve vizyonsuz bir performansla karizmasını çizdirmesi olasılığı da vardır.
Siyasette zeminler kaygandır.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için her türlü birikime sahip olan aday adayı Ercan Karakaş’ın hem örgüt hem de Genel Merkez handikapı olduğu söyleniyor. Kılıçdaroğlu aday olmak istemezse İl Başkanı Gürsel Tekin’i aşması da kolay görünmüyor.
Kılıçdaroğlu adaylığı kabul eder ve iyi bir kampanyacı olduğunu kanıtlarsa, 29 Mart’ın en heyecanlı seçimlerine İzmir ve Ankara’nın yanı sıra İstanbul’u da ekleyebiliriz gibime geliyor.