Merkez partisi mi, lider partisi mi?

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) artık bir merkez partisi sayılabilir mi? Dünkü yazımı ortada ilginç bir durum bulunduğunu vurgulayarak bitirmiştim: AKP, merkeze de yayılmış, ancak geleneksel mevzilerini de boşaltmamıştı.

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) artık bir merkez partisi sayılabilir mi?
Dünkü yazımı ortada ilginç bir durum bulunduğunu vurgulayarak bitirmiştim:
AKP, merkeze de yayılmış, ancak geleneksel mevzilerini de boşaltmamıştı.
Son kongrede Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasında da ifadesini bulan bu yayılmayı, fizikten bir örnekle açıklamıştım.
Okuldan hatırlayacaksınız: “Gaz maddeler, bulundukları kabı ve ortamı tamamen doldururlar.”
AKP bir süredir bunu yapıyor. Her yere girmek, tüm simgelere sahip çıkmak, rakiplerine hiç boş alan bırakmamak istiyor. Kurumsal olarak da, ideolojik olarak da böyle bu.
Erdoğan’ın söyleminin ve parti yönetiminin eyleminin böyle ‘toptancı’ bir yanı var.
Sık sık her yerde olmakla övünüyorlar. ‘Her yer’ coğrafi mekânla sınırlı değil. Her yer her yer!
Erdoğan’ın kongrede andığı 14 mozaik isim ideoloji planında yayılmanın kapsamını yeterince açıklıyor.
Gaz gibi yayılınca, eski mevzileri boşaltmak da gerekmiyor.
Genellikle bir parti siyasal yelpazedeki yerini değiştirince, bunu bir özeleştiri sürecinden sonra, eski mevzilerden bazılarından vazgeçtiğini ilan ederek yapar. Diyelim ‘sağ’dan ‘sol’a kayılmıştır. Şundan şundan vazgeçilmiştir. AKP’de öyle değil.
Gaz gibi yayılmanın diğer partilerin manevra alanını daralttığını yazmıştım. 
Gene fiziksel görünümden yola çıkacak olursak, MHP’yi katı maddeye, CHP’yi ise donmuş suya benzetebiliriz.
MHP’nin son günlerde gaz hücumuna karşı en iyi savunmanın gittikçe katılaşmak olduğu sonucuna vardığı anlaşılıyor.
Daha geniş bir tabanı olan CHP ise bir süredir erimeye ve yeni yerlere akmaya çalışmakta... ‘Çarşaf açılımı’ bunun örneklerinden biriydi.
Sonuç olarak, evet AKP artık merkezde de bulunan bir partidir, ama yalnızca merkezle yetinmek istememektedir.
Bunun sonuçları olacaktır:
Amerikalıların bir atasözü vardır: Reçeli çok fazla yayamazsın. Çünkü yaydıkça incelir, o kadar incelir ki, bir an gelir hiç tadı kalmaz.
Aynı şey gazlar için de geçerlidir. Dar bir alanda sıkıştırıldığında müthiş bir enerji deposuna dönüşen gazlar, yayıldıkça havayla karışıp etkisizleşirler.
Birleştirici öğe olarak ‘ideoloji’nin payı azalınca, tüm yük ‘tek adam’ın, liderin omuzlarına biner. O adam Recep Tayyip Erdoğan’dır.
Sonuç: Evet, AKP merkezi de doldurmuştur ama klasik anlamda bir merkez partisi değildir.
Ne midir öyleyse:
Tüm siyasi uzamı kaplama iddiasında bir ‘lider partisi’dir.