Milliyetçilik kimin işine yarar?

Kısa yılbaşı tatili dönüşü İstanbul'a girerken gözüm duvarlardaki yeni afişlere takıldı. Kırmızı bayrağımız üzerinde "Kurban olam ayına yıldızına" yazıyordu.

Kısa yılbaşı tatili dönüşü İstanbul'a girerken gözüm duvarlardaki yeni afişlere takıldı. Kırmızı bayrağımız üzerinde "Kurban olam ayına yıldızına" yazıyordu. Altında bir de erkek resmi vardı. Uzaktan pek seçemedim. BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu'na benzemiyordu. Herhalde Devlet Bahçeli'dir diye düşündüm. Biraz ileride yeniden dikkatle baktım. Hayır hayır, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli değil, AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dı bu!
Sokağa yanlış giysilerle çıkmış birini görmüş gibi gülmekten alamadım kendimi. İslamcı-ümmetçi siyaset çizgisinden gelen Recep Tayip Erdoğan! Yeni ve farklı bir siyaset vaat ederek liberallerin de oyunu almış olan sıkı AB'ci Erdoğan!
Nasıl oluyordu da iktidar partisi böyle bir sloganla kendisini zaten çok kalabalık olan bir köşeye atmakta sakınca görmüyordu. Sahtekârlık mıydı bu, dangalaklık mı, yoksa ince hesap mı?
Herhalde, üçüncüsü.
Bana öyle geliyor ki, AKP stratejistleri, ilk bakışta pek kaba ve iğreti görünen bu sloganla, seçimlere kadar uzanacak olan siyasal savaşın ilk bombardımanına başlamış oluyorlar.
Amaçları, hasımlarının en etkili bataryalarının bulunduğu bölgeyi nötralize etmek. O bataryaları şimdiden devreden çıkarabilirlerse işlerinin çok daha kolay olacağını biliyorlar.
2007 seçimlerinde AKP'ye karşı çıkacak olan cephenin milliyet/ulusalcılık tepelerine tahkimat yaptığı, oradan saldırıya geçeceği biliniyordu. Söyleyecekleri çok şey vardı: "AKP Türkiye'yi kayıtsız şartsız AB'ye teslim etmişti, Kıbrıs'ı Rumlara bırakmıştı, ülkenin milli servetini yabancı sermayeye peşkeş çekmişti, K. Irak'ta kırmızı çizgilerden vazgeçmiş, Kürdistan devletinin kurulmasına izin vermişti; üzerinde şanlı bayrağımızın dalgalandığı vatan toprakları yabancılara satılmaktaydı. Vb. vb."
MHP'nin yanı sıra CHP'nin de tahkimatını bu bölgede yoğunlaştırması çeşitli tartışmalara yol açmıştı.
Şimdi ne oluyor? AKP daha kampanyanın en başında kendisini milliyetçilik/ulusalcılık tepelerine konuşlandırıyor ve hasımlarının sloganlarına el koyuyor!
"Milliyetçi olduğunuzu mu söylüyorsunuz, buyurun bakalım, ben de öyleyim" diyor.
"Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır. Kimse bu konuda bizimle yarışmasın!"
Yukarıda andığım sloganı gazetecilere savunurken Erdoğan aynen böyle demiş. Milliyetçilerin çok sevdiği o ünlü mısralara bile el koyuvermiş! Ezberinde kim bilir daha ne hamasi mısralar vardır.
Karşı taraf, şüphesiz, AKP'nin bu gibi şeyler söylerken samimi olmadığını öne sürecektir. Kendilerince haklı olabilirler, ama halkın gözünde çok inandırıcı olmalarını beklemeyin. Geçen yıl Tempo dergisinde yayımlanan milliyetçilik araştırması AKP'nin ve liderinin kendi seçmenince çok milliyetçi olarak algılandığını ortaya koymuştu.
Bu durumda ne olur? Biri kötü, ötekisi ise iyi iki şey olabilir.
Kötü olasılık, bütün yılın 'Sen daha milliyetçisin, hayır ben daha milliyetçiyim' yarışıyla geçmesi, ülkenin hamaset ve şovenizm bataklıklarında zaman ve enerji kaybetmesidir.
İyi olasılık ise, milliyetçiliğin bu kampanyada fazla bir avantaj sağlamayacağının daha işin başında anlaşılması ve dikkatlerin ülkenin asıl sorunlarına dönmesi, somut çözümlerin tartışılmasıdır. Seçmenin partilere 'Bana memleketi ne kadar çok sevdiğini söyleme, ötekinden daha çok sevdiğini de söyleme, nasıl seveceğini söyle!' demesidir...