O cümle bu taslakta olmamalı

Sonunda bu da oldu, yeni anayasa tartışması türban tartışmasına dönüştü, o müzmin çekişmenin en son episodu haline <br>geldi.

Sonunda bu da oldu, yeni anayasa tartışması türban tartışmasına dönüştü, o müzmin çekişmenin en son episodu haline geldi.
Demek ki bu işin içinden kolayca çıkamayacağız. Demek ki, aynı çamurlu arazide patinaj yapmaya devam edeceğiz.
Niçin böyle oldu? Bunun kabahati kimin?
Acaba kendi seçmeni için çok büyük önem taşıyan türban konusunu beş yıldır başka yöntemlerle çözemeyen AKP yönetimi son çare olarak Anayasa'yı toptan değiştirme yolunu mu seçti? Diğer bütün maddeler, o bir cümleyi kamufle etmek için üretilmiş hamurdan mı ibarettir?
Yoksa, laiklik çatışması sayesinde kendi varlığını haklı gösteren ve bu nedenle onu canlı tutmak için her şeyi yapmaya hazır kişi ve çevreler mi konuyu böyle saptırmaktadır? Yani diğer bütün maddeler safraymış gibi, bir tek o cümle üzerinde odaklaşmaktadır?
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, hem de tam şu anda, üniversitelerde türbanın serbest bırakılmasının anayasal bir öncelik olacağını söyleyinceye kadar ikinci olasılığa daha fazla şans tanıyordum.
Artık emin değilim.
Her ne olursa olsun, konu o en hassas fay hattımızın üzerine oturtuldu ya, tüm diğer konular önemsizleşecektir. Elveda mantık: Sağlıklı bir tartışma yapamayacağız!
Çünkü Türkiye şu anda bu tartışmayı sağlıklı bir biçimde yapacak atmosfere sahip değil. Çünkü saflar net, keskin; çünkü bir tarafın kazancı ötekinin kaybı sayılacak. Bir tarafın zaferi, ötekinin yenilgisi!
Zafer çığlıklarıyla birlikte gerginlikler, ümitsizlikler, çatışmalar artacaktır.
Ben öteden beri türban sorununun çözülmesinden yanayım. Bence bu, sorunun siyasi istismar alanı olmaktan çıkarılması ya da 'gayri-siyasileştirilmesiyle' gerçekleşebilir.
Böyle bir çözüm ve uzlaşma arayışının yapılacağı yerlerin başında üniversiteler gelir. Diğer sivil toplum platformları da düşünülebilir.
Öyle yapılsaydı, yapılabilseydi sorun şimdiye kadar çoktan aşılmış olurdu.
Ortada gerçek bir adaletsizlik var. Aynı inanç ve fikirlere sahip olan iki kişiden erkek olanı elini kolunu sallaya sallaya üniversiteye girerken, kız olanı başını belli bir biçimde örttüğü için alınmıyor. O kızların bazıları o erkeklerin zoruyla başlarını bağlamış olsa bile böyle oluyor.
Laik sistem açısından da hatalı bu: Çok ciddi ve ağır bir kadın sorunu olan toplumumuzda tüm düzenlemeler kızların daha fazla sayılarda çağdaş okulllara gidip eğitim görmesi üzerine kurulmalı.
Ne var ki, konuyu şu günlerde AKP'nin 'sipariş verdiği' bir ânayasa çerçevesinde tartışmak, bir cümle uğruna tüm diğer maddeleri tartışmalı hale getirmekten başka işe yaramaz. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün dediği gibi, "Anayasa bir cümleden ibaret değildir."
Tüm tartışmanın selameti adına, o cümle bu taslakta olmamalı.