O harfler çoğalırken

Hatırlayacaksınız, bir süre önce alfabemizde bulunmayan bazı harflerin (w,x,q) çevremizde mantar gibi çoğaldığını hatırlatarak</br>'Bunları ne yapacağız?' diye sormuştum.

Hatırlayacaksınız, bir süre önce alfabemizde bulunmayan bazı harflerin (w,x,q) çevremizde mantar gibi çoğaldığını hatırlatarak
'Bunları ne yapacağız?' diye sormuştum.
Hayır, birçoklarının sandığı gibi, bu harfleri alfabemize alalım dememiştim.
"Bunlar kontrolsüz bir biçimde çoğalıyor. Halkın çoğunluğu bunların nasıl telaffuz edileceğini bilmiyor. Yazılı metinlerimizde, alfabede olan ve olmayan harfler diye iki kategori oluşuyor. Türkçe'nin fonetik özelliklerine aykırı okumalar artıyor. Bu konuyu tartışmamız gerek" demiştim.
Ne var ki, kartaymış bir 'genç dâhi' dahil birçok kişi sanki ben bu harfleri alfabemize alalım demişim gibi saldırıya geçti. Kendi kafalarında bir düşman yaratıp onu pataklayarak rahatlamaya çalıştılar.
Bu tipler, sabah akşam Türk aydınlarını eleştirir, neredeyse vatana ihanetle suçlarlar. Ama, tartışılan metinlerin asıllarını okumak gibi en temel entelektüel gerekleri yerine getirmezler!
Neyse, bu yazının konusu onlar değil. Bu yazının konusu bir çeşit gidişat raporu. Ben o yazıyı yazdığımdan ve o tartışmayı başlattığımdan beri hayatımızda olup alfabemizde olmayan harflerin kullanımı daha da arttı. Konu artık Bağdat Caddesi'ndeki ya da Kızılay'daki dükkânların tabelalarını çok aşan bir boyut kazandı.
Bir istatistiksel araştırma yapılsa günümüz gazete metinlerinde alfabemizde olamayan 'w' harfinin alfabemizde olan 'j' harfinden çok daha fazla kullanıldığı ortaya çıkacaktır.
Belli ki, bu artışın arkasında sistematik bir yaklaşım var. Onu iyi anlamak gerekiyor.
Bence o yaklaşım şu: Reklam endüstrisinin kaptanları bu harflerin kullanımından imgesel yararlar umuyorlar. Bu harfleri, satmak istedikleri şeylerin 'yerli'liğini, 'Türk'lüğünü gizlemek için kullanıyorlar. Sanki o şey adında w, x, ya da q olunca o mamul 'global'leşiyor. Ulus-üstü bir mal ya da hizmet haline geliyor.
İşte bu tür bir 'ürün' medyada yaygın bir reklam kampanyasıyla sunulunca w, x ve q'lar ekranlarımızı, gazete sayfalarımızı,
'billboard'larımızı dolduruyor. Örneğin, Altınyıldız'ın 'NetWork'ü. Örneğin, Akbank'ın 'Axess' kredi kartı. Örneğin Yapı ve Kredi Bankası'nın 'World' kartı. Üçü de son aylarda kampanyadalar.
NetWork. Axess. World. Yerli firmalarımızın, daha çok yerlilere sunulan mal ya da hizmetlerinin adları. Ama adları yerli değil. Hatta bilinçli olarak alfabe açısından 'yabancılaştırılmış.' Böylece bir çeşit 'ithal malı' haline getirilmiş.
Belli ki, reklamcılar 'ithal malı'nın daha iyi olduğu yolundaki köklü toplumsal tutumdan yararlanmaya çalışıyorlar. Tabii, sorduğunuzda, bunu günümüzün küreselleşmeci terimleriyle açıklıyorlar.
Durum böyle saptanınca, sorunun gerçek boyutları daha iyi anlaşılıyor.
Türkçe alfabesinin fonetik olma üstünlüğünü kaybetmemesi için bu sorunu gündeme getirenleri ihanetle suçlamak yerine, yasaklama gibi kolaycılıklar yerine daha bilimsel bir şeyler yapmak gerekiyor.