Press Bey, Salih Memecan ve ötekiler

Türkiye'de son zamanlarda siyasi mizahın gerilediğinden söz ediliyor. Dün, daha çok komedyenler üzerinde durduk. Bugün siyasi karikatüre geçmek istiyorum ve soruyorum: Orada da gerileme var mı?

Türkiye'de son zamanlarda siyasi mizahın gerilediğinden söz ediliyor. Dün, daha çok komedyenler üzerinde durduk. Bugün siyasi karikatüre geçmek istiyorum ve soruyorum: Orada da gerileme var mı?
Türkiye, siyasi ya da editoryal karikatür geleneği güçlü bir ülke. Ali Ulvi, Ferruh Doğan, Semih Balcıoğlu, Turhan Selçuk, Tan Oral, Nehar Tüblek gibi büyük ustalar yetiştirmek azımsanacak bir başarı mı!
Daha sonraki kuşaklardan da parlak isimler var. Emre Ulaş bunlardan biri. Onun siyasi karikatürlerini özlüyorum.
Siyasi mizah, 'güçlülere çelme takmak' olarak da değerlendirilebilir. Mizahçılar çelme uzmanlarıdır.
Araştırmalar insanların en çok düşme olayına güldüklerini gösteriyor. Bu yüzden televizyon şakalarında en çok düşme görüntülerine rastlıyoruz. Düşen ne kadar güçlü ise, kahkaha desibeli o oranda yükseliyor.
Siyasal baskının yoğun olduğu ülkelerde siyasi mizah yeraltına inse de ölmüyor. Hatta tam tersine yeni bir keskinlik kazanıyor. Sovyetler Birliği dönemi bunun bir örneği. Brezhnev dönemine ait fıkralar hâlâ dillerde. İran'da da mollalarla ilgili fıkraların bini bir para...
Bizde de 12 Eylül döneminde cuntacı generallerle ilgili nice fıkralar çıkmıştı.
Toplumsal güç odakları arasında kaymalar oldukça, mizahın hedeflerinde de kaymalar olabiliyor. Türkiye'de de 1990'dan sonra medya önemli bir güç odağı olarak öne fırladı, en çok özenilen ve eleştirilen kurumlar arasına girdi. Böyle olmasaydı Latif Demirci'nin Press Bey'i bu kadar beğenilir, bu kadar ilgi çeker miydi?
Siyasal mizah güçlülere takılan çelmeler olarak değerlendirilince, onun, özünde muhalif niteliği de ortaya çıkıyor. Zaten düşmüşün düşmesinde fazla gülünecek bir taraf yok, ama asla düşmeyecekmiş gibi yürüyenin düşmesinde çoğunluğa zevk veren bir taraf var.
Güçlüyü, iktidardakini öven siyasal karikatür olamaz mı? Bence olamaz! Bence ona siyasi propaganda derler.
O kadar olamaz ki, bunu yapmaya çalışan Salih Memecan gibi büyük bir yetenek ve kıdemli bir usta olsa da olamaz.
Nitekim, olmuyor.
Sevgili dostum Salih Memecan epey bir zamandır dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde görülmemiş bir şey yapıyor, sürekli olarak Başbakan'ı ve yeni Cumhurbaşkanı'nı öven, muhalefeti ise eleştiren karikatürler çiziyor.
Salih'in çizgisi her zaman ki gibi hoş, ama çizdikleri AKP'nin propaganda broşürleri için çizilmiş vinyetleri andırıyor.
Bu durumdan AKP'den milletvekili seçilen eşi Nursuna'nın da memnun olduğunu sanmıyorum. Çünkü Nursuna hanım yıllar boyunca Salih'in yeteneklerini en iyi değerlendiren kişi oldu. Eminim şimde de "Salih saçmalama, işini yap!" demektedir.