Şam-Halep hattı

Şam'dayım. Bu cümleyi yazabilmek için epey bekledim. Bazı kent adları, çocukluktan kalma meyve kokuları gibi beyni tahrik eder.

Şam’dayım. Bu cümleyi yazabilmek için epey bekledim. Bazı kent adları, çocukluktan kalma meyve kokuları gibi beyni tahrik eder. Peri masallarını andıran imgeler doluverir içerideki ekrana. İster Damaskus deyin, ister Şam, burası böyle olageldi benim için...
İki yıl önce Halep’e gitmek, bu beklentiyi daha da güçlendirdi. Çok beğenmiştik orayı. Mimari bütünlüğünden, korunmuşluğundan, doğallığından ve mutfağından çok etkilenmiştik. “İşte kişilik sahibi bir kent!” demiştik. İşte Türkiye’de birçok kentin başaramadığını başarmış bir Ortadoğu kenti!
Yarım günlük izlenimlere dayanarak Şam’ın şimdilik bir hayal kırıklığı olduğunu söyleyebilirim. ‘Şimdilik’, çünkü buraya iyi referanslarla geldim. Buralara birçok kez gelmiş iki dostum, Nuray Mert ile Ferai Tınç, ‘Halep mi, Şam mı?’ sorusuna ‘Şam’ yanıtını verdiler. Bakalım bugün kentin derinliklerine indiğimizde ilk izlenimim değişecek mi? Eski Kent’in büyüsü ruhumuza işleyecek mi?
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de uzun bir ziyaret için burada. Belli ki, AKP iktidara geldiğinden beri Türkiye ile Suriye arasında özel bir ilişki gelişiyor. Ben bu ilişkiyi bir ağabey-kardeş ilişkisine benzetiyorum. Türkiye büyük ağabey rolünde, bir zamanlar çok haşarılık etmiş, cam çerçeve kırmış küçük kardeşini elinden tutmuş mahalleliye yeniden tanıştırıyor, mahallenin öbür kabadayısı ve okul müdürüyle arasını bulmaya çalışıyor...
Ayrıca ona bazı alanlarda yeni şeyler öğretmeye çalışıyor. Dedeman zincirinin ülkede üç önemli otelin işletmesini almasının gösterdiği gibi, turizm bunlardan biri ve gerçekten bu alanda yapılabilecek çok şey olduğu hemen görülebiliyor...
Türkiye ile Suriye arasında oluşacak çok yönlü bir ticari ve ekonomik ilişki, sorunları nispeten denetlenebilir durumdaki bu Arap ülkesinin bir sıçrama yapmasını ve insanlık yarışında çok gerilere düşmüş olan arkadaşlarından kopmasını sağlayabilir. Konuyu bilen uzmanlar böyle diyorlar...
Neyse... Az bildiğim konularda ukalalık edecek değilim. İşte Şam’dayım ve birazdan dillere destan Eski Kent’in yolunu tutuyorum.