Seks köleleri

Cinsel devrim, açık toplum, şu bu, ne derseniz deyin, insanlığın seks konusundaki merakı doruktan inmiyor. Amerika'da da böyle bu, Türkiye'de de, İngiltere, Kuveyt, Çin ve Peru'da da.

Cinsel devrim, açık toplum, şu bu, ne derseniz deyin, insanlığın seks konusundaki merakı doruktan inmiyor. Amerika'da da böyle bu, Türkiye'de de, İngiltere, Kuveyt, Çin ve Peru'da da. Toplumsal araştırmalar, çok satan dergiler, internet istatistikleri hep bunu gösteriyor...
Ki, dışavuran bu merakın buzdağının tepesinden ibaret olduğunu Kinsey'den beri biliyoruz. Kinsey konusuna döneceğim.
Bir süre önce ülkemizin en ciddi gazetelerinden birisinde okunma istatistiklerine bakıyordum. O günün açık farkla en çok okunmuş haberi neydi biliyor musunuz? 'Tayland'da seks köleleri'. Tayland'ın bir ülke olarak Türk aydınlarının bu tercihinde önemli bir rol oynamadığına eminim. Başlık 'Tayland'ta demokrasi sınavı' olsaydı kaç kişi okurdu dersiniz? Ama belli ki, orada bir araya geldiğinde pek çok kişinin ilgisini çeken bir bileşim var: 'seks' ve 'köle'.
Geçen gün İngiliz aydınlarının gazetesi Guardian'ın internet sayfasında gözüme çarptı. Onlarda en çok okunan haberin başlığı "Artık genç erkeklerden vazgeçmeliyim," idi. Genç erkeklerden vazgeçmeye çalışan kişiyi öğrenmek üzere habere bakayım diye kafama not etmiştim, ama unutmuşum...
İnsanlık tarihinde hiçbir zaman sekstan bugünkü kadar söz edilmedi. Bugünkü kadar bol seks yayını (görüntülü ve yazılı) yapılmadı. Ama öyle görünüyor ki bir çeşit doyumsuzluk söz konusu. Merak azalacağına çoğalıyor.
İnsanlık tarihi boyunca seks ancak dar çevrelerde konuşulan, toplumun büyük çoğunluğunun ayıp, yasak, günah gibi gerekçelerle kör cahil tutulduğu bir konuydu. Bu kısmen hâlâ doğru. Ancak, özellikle Batı'da son 60 yıl içinde büyük değişiklikler oldu.
Tarihçiler bu değişimin başlangıç noktasına Amerika'da bir kitabın çıkışını koyuyorlar. 1948 yılında Indiana Üniversitesi Zooloji Profesörü Alfred S. Kinsey'nin 'İnsan Erkeğinin Cinsel Davranışları' adlı 700 sayfalık bilimsel kitabı yayımlandı. 'Kinsey Raporu' olarak kültür tarihine geçen bu kitap kısa zamanda 'çok satanlar' listelerinin tepesine oturdu. Hayvanbilim (Zooloji) profesörü Dr. Kinsey ülkenin en çok konuşulan, en çok karikatürü yapılan insanları arasına girdi. Bir gözlemcinin deyişiyle, Kinsey Raporu Amerika'da bir atom bombası etkisi yaptı.
Tamamen bilimsel bir dille yazılmış olan bu kitap 1937 yılından itibaren 12 bin kişiyle yapılmış uzun görüşmelere dayanıyordu. Kinsey (ve arkadaşları) görüştükleri kişinin güvenini kazandıktan sonra, ona ilk deneyiminden başlayarak cinsel yaşamını ayrıntılarıyla anlattırıyorlardı.
Rapor 'atom bombası gibi' düştü, çünkü insanların cinsel yaşamlarıyla ilgili olarak en çok merak ettikleri ama kimseye soramadıkları bir soruyla ilgili ipuçları içeriyordu: "Acaba ben normal miyim?"
Amerikalı erkekler bu rapordan mastürbasyon, eşcinsel deneyim ve cinsel sadakat konusunda kendilerinin sanıldığı kadar 'anormal' olmadıklarını keşfettiler.
Kinsey 1953 yılında da 'İnsan Dişisinin Cinsel Davranışları' raporunu yayımladı. Önce övgüyle karşılanan bu rapor daha sonra dinsel ve muhafazakâr çevrelerce yaylım ateşine tutuldu. Dr. Kinsey Amerikan toplumunu çökertmeye çalışan bir 'sapık' olmakla suçlandı. Araştırma fonları kesildi. Üç yıl sonra da öldü.
Kinsey Raporu şimdi Hollywood tarafından filme alınmış; Dr. Kinsey'in mirası, artısı ve eksisiyle yeniden tartışılıyor. 'Kinsey: Seksten Söz Edelim' adlı film yakında bizim sinemalarımıza da ulaşır. Olaylar benim de gittiğim Indiana Üniversitesi Bloomington kampüsünde geçtiğinden
özel bir merakla bekliyorum.
Az önce, bu konulara duyulan doyumsuz merakın nedenlerinden birisinin
"Acaba ben normal miyim?"
sorusu olduğunu söylemiştim. Kinsey raporu etkisini gösterdikten ve cinsel davranışlar biraz rahatladıktan sonra buna bir soru daha eklendi: "Acaba bir şey kaçırıyor muyum?"
Bir neden daha var kuşkusuz: Doğabilimciler ve zoologlar, insanın yerkürede 30 milyon küsur canlı türü arasında cinsel yaşamı en tuhaf olan yaratık olduğunu söylüyorlar. Neden mi? O da ayrı bir yazı konusu olabilir.