Selamün aleyküm

Radikal önceki gün Akif Beki'nin Washington izlenimlerine dayanarak sürmanşetten verdi:

Radikal önceki gün Akif Beki’nin Washington izlenimlerine dayanarak sürmanşetten verdi:
ABD Başkanı Obama Türkiye Başbakanı Reecep Tayyip Edoğan’ı ‘Selamün
aleyküm’ diyerek karşılamış.
Ne kadar anlamlı!
Aslında Obama, daha toplantı başlamadan önce, o kadar çok şey söylemiş ki o selamlamayı seçerek.
ABD Başkanı’nın kendisini ziyaret eden Türkiye Başbakanı Bülent Ecevite ‘Selamün aleyküm’ demesi ne kadar tuhaf olurdu, değil mi? Ecevit herhalde ‘Günaydın’ı tercih ederdi.
Ya Başbakan Süleyman Demirel? Onun tercihinin ‘Merhaba!’ olacağını düşünüyorum
ABD Başkanı da aynen öyle derdi.
ABD başkanlarının kültürel antropoloji danışmanları vardır. Başkanlara, gelen konuklara nasıl davranmaları gerektiği konusunda önerilerde bulunurlar. Şunun iki yanağını, bunun üç yanağını öp, şununla el sıkış, buna sarıl, şöyle selamla ama böyle selamlama türünden şeyler söylerler.
Bu kültürel jestler konukların hoşuna gider, daha en baştan iyi bir havanın uyanmasına yardımcı olur.
‘Selamün aleyküm’ Arapça bir selamdır. Müslüman Ortadoğu coğrafyasına aittir. Herkese barış ve esenlik diler.
Nitekim, Obama meşhur Kahire söylevine de ‘Selamün aleyküm’ diyerek başlamıştı. Arap dünyası pek memnun olmuştu.
Günümüz Türkiye’sinde kültürel bir şifredir. Daha çok kırsal kesimde varlığını sürdürür. Bazı kentli dindarlar da kullanırlar ama varoşlardan merkeze pek girememiştir.
Yılmaz Erdoğan’ın sevimli filmi Neşeli Hayat’ın bence en komik sahnesi Noel Baba giysileri giymiş varoş adamlarının ‘Selamün aleyküm!’ diye selamlaşmasıdır. Türkiye’nin kültürel çelişkilerinin mizahı ancak bu kadar güzel yapılabilir!
Anadolu köylerinde bir kahveye girdiğimde ben de ‘Selamün aleyküm’ diyebilirim.
Ama gazeteye ya da üniversiteye geldiğimde meslektaşlarıma ‘Selamün aleyküm’ diyecek olursam arkasından bir espri beklerler.
Lafı daha fazla uzatmayayım. Obama, Erdoğan’ı ‘Selamün aleyküm’ diyerek karşılarken ona “Seni her şeyden önce Ortadoğulu bir Müslüman olarak görüyorum” demektedir.
Belki Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu buna memnun olurlar. Belki baştan beri özledikleri ve hedefledikleri kimlik budur.
Ama, ‘eksen kayması’ denen olay da odur.
Çünkü asıl önemli olan eksen kayması, kültürel olandır. Türkiye Başbakanı’nın Batılı liderler tarafından bir zamanlar ‘Günaydın’ ya da ‘Merhaba’ diye selamlanırken, şimdi ‘Selamün aleyküm!’ denerek selamlanmasıdır. Kendine özgülüğünün silikleşmesidir.
Zaten son yıllarda yapılan kamuoyu yoklamaları Türkiye’nin böyle bir eğik düzlemde olduğunu gösteriyor. Muhafazakârlaşma, Araplaşma, sıradanlaşma ve mahalle baskısı tartışmaları işte bu başlamda patlak veriyor.
‘Hayat tarzına tehdit’ tartışmaları da.
Birçok yurttaşımız yalnızca eksenin değil, hayatlarının kaydığı endişesiyle yaşıyorlar.
O yüzden Obama’nın ‘Selamün aleyküm’üne gönülden bir ‘Ve aleyküm selam’ diyemiyorlar.