Siyasi mizaha ne oldu?

Öff , sıkıldık artık. Bayramı fırsat bilip biraz da başka tellerden çalalım:</br>Konumuz mizah. Daha doğrusu, siyasi mizah.

Öff , sıkıldık artık. Bayramı fırsat bilip biraz da başka tellerden çalalım:
Konumuz mizah. Daha doğrusu, siyasi mizah. Geçen gün sahnelerin kıdemlisi büyük usta Erol Günaydın son zamanlarda siyasi mizahın ortadan kaybolmasını yeni komedyenlerin korkaklığı ile açıkladı:
"Yeni komedyenler korkaklar, liderleri taklit edecek cesaretleri yok!"
Verimli mizah yazarı Metin Üstündağ başka bir açıklama önermiş:
"Artık Özal yok!"
Yalnızca Özal mı; Demirel yok, Tansu Çiller yok, Erdal İnönü yok, Erbakan yok da diyebiliriz. Ne bereketli inanlardı onlar!
I-ıh, bizim Kasımpaşalı mizaha gelmiyor! Etrafındaki kadro da mizah açısından pek çorak görünüyor.
Cumhurbaşkanı Sezer de öyleydi.
Baykal da öyle. Adı söylendiğinde insanlar gülmeye başlıyor ama komik olduğundan değil!
Komedi yazarı Necef Uğurlu yeni komedyenlerin siyasal mizahtan kaçmalarını çok para kazanmalarıyla açıklamış. Uğurlu, risk almadan, etliye sütlüye dokunmadan halkı güldürmeye çalışmayı sünnet hokkabazlığına benzetiyor.
Herkes hokkabaza gülerken, gidiyor bir şeylerin yarısı!
Siyasi mizah kıtlığının belki başka nedenleri de vardır. Televizyonların RTÜK'ten korkmaları, siyasi iktidarın mizah konusunda hoşgörülü olmaması ya da yeni kuşakların apolitikliği gibi...
Sebebi ne olursa olsun, eksikliği göze çarpıyor. Politikacılar için de iyi değil: Gülemediğimiz politikacıları fazla sevemiyoruz da.
Buna karşılık örneğin Amerika'da siyasal mizah altın çağını yaşıyor. Bunu biraz da George W. Bush ve Dick Cheney gibi müthiş hazinelere borçlular. Hele Bush, mizahçılar için asrın nimeti sayılıyor.
Binlerce Bush fıkrası, on binlerce karikatürü var. Televizyon esprileri de cabası.
İtalya, Berlusconi döneminde siyasi mizah açısından tam bir altın çağ yaşamıştı. Kendini beğenmiş, ukala, haris ve patavatsız başbakan nice espirilere, parodilere, fıkralara konu olmuştu.
İtalyanlar mizah açısından Berlusconi'yi arıyorlar. Şimdiki Prodi'nin parodisi iyi olmuyormuş!
İşte sevdiğim bir Berlusconi fıkrası:
"Berlusconi'nin evinde çıkan yangında özel kitaplığı tamamen yanmış. Hazret bu duruma çok üzülmüş. "Yazık oldu" diyormuş, "ikinci kitabı boyamayı henüz bitirememiştim."
Bu fıkranın benzeri ABD'de George W. Bush için anlatılıyor.
İsterseniz bizim liderlerden bazılarına da uygulayabilirsiniz.
Mesela kime mi? Bu konuya yarın da devam edeceğiz.