Taksim Meydanı'nda 1 Mayıs

1976yılının 1 Mayıs'ında Taksim Meydanı'ndaydım. İsmail Cem'in çıkarttığı Politika Gazetesi'nde çalışıyordum. Herkesin beklentilerini aşan dev bir gösteri oldu.

1976yılının 1 Mayıs’ında Taksim Meydanı’ndaydım. İsmail Cem’in çıkarttığı Politika Gazetesi’nde çalışıyordum. Herkesin beklentilerini aşan dev bir gösteri oldu.
Belli ki, Türkiye’de ‘sol’ çok büyümüş ve aynı
zamanda çok parçalanmıştı.
Hiç unutmam, davetliler tribününde gazetemiz yazarlarından Sadun Aren’le yan yana oturuyorduk. Birden arkamızda, Taksim Parkı’nda, bir grup yeni bir slogan atmaya başladı. Sadun bey sormuştu:
“Kim bunlar?”
“Efendim, bunlar filanca gruptan ayrılanlar!”
Bilge bilge gülümsemişti Sadun bey:
“Peki, bunlardan ayrılanlar nerede?”
Evet, sol büyümüş ve amip gibi bölünmüştü.
Her gün bölünmeye devam ediyordu. Şimdi geriye baktığımızda görebiliyoruz ki, ‘Türkiye’yi sola bırakmama’ amaçlı Gladyo operasyonu devreye girmişti. Şimdi Ergenekon amigosu kesilenlerin bir kısmı o tarihlerde Komünizmle Mücadele Derneği militanları olarak ‘gladyatörlük’ yapıyorlardı!
1977 yılının 1 Mayıs’ı sabahı Taksim’e gitmek kararıyla kalktım. Ama içimden gelen bir ses
‘Gitme!’ diyordu. Olabilecekler konusunda pek çok söylenti dolaşmaktaydı. O sırada gazetecilik yapmıyordum. Bir TKP fraksiyonunun kontrolüne
geçip, yazılara müdahale edilmeye başlanınca Politika’dan ayrılmıştım.
Yani, bu kez gazeteci olarak tribünde yerim yoktu. Kazancı Yokuşu’nun orada durup, bir olay çıkarsa aşağıya kaçarım diye düşünüyordum.
Neyse ki, sonunda gitmedim!
O gün, hâlâ çözülememiş bir provokasyonla ölen 36 kişinin çoğu Kazancı Yokuşu’nda öldü! 
Aradan 32 yıl geçmiş. Köprülerin altından çok sular akmış. Bu hafta 1 Mayıs resmi tatil ilan edildi. Ki doğru olanı da budur. 1 Mayıs, şimdi değeri bir kez daha anlaşılan emeğin evrensel dayanışma günüdür. Dünyanın pek çok yerinde resmi tatildir
Böylece ülkemizde normalleşmeye doğru bir adım atıldı.
Şimdi sıra ikinci adımda, yani 1 Mayıs’ın Taksim Meydanı’nde kutlanmasında. DİSK her türlü sorumluluğu üstlenerek bunda ısrar ediyor. Ama resmi makamlar tuhaf bir inatla direniyorlar.
Kentlerin hafızası vardır. Her olay her meydanda kutlanmaz. Sultanahmet Meydanı deyince aklımıza başka şey, Kazlıçeşme Meydanı dediğimizde başka şey gelir.
Taksim Meydanı 1 Mayıs’la özdeşleşmiştir.
Kanlı 1977 provokasyonunu aşmanın yolu bu yıl orada rengarenk, cıvıl cıvıl, barışcıl bir tören yapmaktan geçer.
Başka bir bahara ertelemenin alemi yok. 1 Mayıs’ın bayram olduğu bu bahar işte o bahardır!