Turan Yavuz'un kuponları

Turan Yavuz'un ölümüyle, insana 'Böyle mi olmalıydı!' dedirten derin kayıp duygusunu bir kez daha yaşıyoruz.

Turan Yavuz'un ölümüyle, insana 'Böyle mi olmalıydı!' dedirten derin kayıp duygusunu bir kez daha yaşıyoruz. Erken sona eren bir hayat: Kullanılmamış ve artık bir daha hiç kullanılmayacak kuponlarla dolu bir defter...
Önce iyi kullandığı bir kupon: Turan Yavuz fiyakasını yapmazdı, ama çok iyi bir Washington muhabiriydi. Dünya gazetecilerinin en fazla özendikleri postlardan biridir Washington. Ne var ki, oraya her giden o işin üstesinden gelemez. Siyasal başkentlerin ilginç şifreleri, kodları vardır. Onları çözmesini öğrenmek, dekoder kaynaklarla güven ilişkileri kurmak gerekir. Turan'ın bu türden ilişkileri çok iyiydi. Birkaç telefonla rüzgârın nereden estiğini, bunun Türkiye için ne anlama geldiğini öğrenirdi.
Uzun yıllar kaldığı Washington'dan Türkiye'ye dönüşünde benim de payım olmuştur. Pek çok kişi "Bırak, deli misin, dönülür mü, Amerika'daki rahatını bozma!" derken, ben ona cesaret verenler arasındaydım: "Gel, sana da ekmek var burada."
Bir televizyon kanalımızda haber program müdürü olmak üzere anlaştı, Washington'ın en iyi semtindeki evini boşalttı, tüm bağlantılarını kesti ve Türkiye'ye döndü. Daha önce Türkiye'de hiç çalışmadığı için, meraklı bir heyecan içindeydi.
Merakı fazla uzun sürmedi. O hafta içinde o kanalda yönetim değişti ve yeni ekibin başındaki işadamı ruhlu yönetici onunla çalışmayacağını söyledi.
Güvendiği kupon iptal edilmiş, yılların başarılı ve ödüllü gazetecisi daha işe başlamadan işsiz kalmıştı!
O zaman bunu medya dünyamızda zeminlerin yağlı olmasıyla açıklamıştım, ama şimdi merak ediyorum. Acaba 'ahde vefa' ilkesini çiğneyip Turan'ı açıkta bırakan işadamı ruhlu yönetici, onun Tansu Çiller'in malvarlığına ilişkin haberlerinden mi ürkmüştü?
'Leydi' Refahyol'un bir parçası olarak hâlâ iktidardaydı ve gözü karaydı.
Daha ilk adımda yediği çelmeye rağmen Turan'ın medyamızda ayakta kalmış olması bir mucizedir. Kavga adamı değildi, ama sessiz bir inadı vardı. Bu inatla çok iyi şeyler yaptı. Kanal 6'da başlattığı ve sunduğu 'Haberaktif' gece haberciliğinin boyutlarını genişletti, çeşitli türevleriyle hâlâ sürüyor. TV 8'de genel yayın yönetmeni olduğu yıllarda yaptıklarıyla televizyon dünyasına giren herkesin yozlaşma ırmağına dalması gerekmediğini kanıtladı. Kaliteli adamdı ve kalitesi yaptıklarına yansıyordu...
Son dört yıldır yeni arayışlar içindeydi. En değer verdiği kuponu kullanabilmek için, doğru adım adım ilerliyordu: Konulu film yönetmenliği yapacaktı.
Olmadı, olamadı.
Geride nice kuponları kullanılmamış bir defter ve saygın bir isim kaldı. Ve içimizde derin bir kayıp duygusu.