Türkiye yine kafaları karıştırıyor

Türkiye'deki siyasal krizi bütün dünya yakından izliyor. Gün geçmiyor ki, 'Çin'den Peru'ya' dünyanın bir yerinde, ülkemizdeki gelişmelerle ilgili bir başyazı çıkmasın.

Türkiye'deki siyasal krizi bütün dünya yakından izliyor. Gün geçmiyor ki, 'Çin'den Peru'ya' dünyanın bir yerinde, ülkemizdeki gelişmelerle ilgili bir başyazı çıkmasın. Gün geçmiyor ki, önemli bir siyaset adamı ya da yorumcu Türkiye'nin geleceğine ilişkin bir şeyler söylemesin.
Bu büyük ilginin haklı sebepleri var. Belli oldu ki, Türkiye 21. yüzyılın ilk yarısının vitrin ülkesidir. İnsanlar bize yalnızca bizim geleceğimizi merak ettikleri için değil, kendi geleceklerini de merak ettiklerinden ilgiyle bakıyorlar.
Kimlik sorunları, medeniyet çatışmaları, din-siyaset ilişkileri, kadının rolü, demokrasinin sınırları... 21. yüzyılın bütün büyük kavgalarının provası bizim topraklarımızda yapılıyor.
İlgi büyük, ama gözlemciler arasında fikir birliği olduğunu söyleyemeyiz. Kafalar karışık, hem de çok karışık. Neden mi? Çünkü Türkiye onları şaşırtıyor. Çünkü Türkiye şablonlara uymuyor. Çünkü Türkiye durağan değil, her an değişiyor.
Şablonlar dedim: İslam ülkelerinde kitleler hemen her zaman dinin elden gittiği, şeriatın çiğnendiği ya da İslam'ın kutsallığına hakaret edildiğine inanıldığı zamanlar sokaklara dökülürler. Birtakım liderler için 'yaşasın!' ya da 'kahrolsun!' demek için toplanırlar. Bu coğrafyada bir ülkede milyonlarca insan 'laiklik' gibi soyut ve çağdaş bir fikir uğruna meydanlara toplanıyorsa orada farklı bir şey vardır. Böyle bir olgu 'organize çekirdek' ya da 'bindirilmiş kıt'a' gibi 'mevhum' gerekçelerle geçiştirilemez. Orada bir şey olmaktadır!
Türkiye'yi farklı ve özgün kılan başka bir çok örnek sayabiliriz. Bütün bunlar yabancı gözlemcileri de etkiliyor ve kafalarını karıştırıyor. Ortaya çelişkili sonuçlar çıkıyor. İngilizlerin ünlü dergisi Economist son başyazısında AKP'yi övdükten sonra Türkiye'de laikliği savunanların elitist 'züppeler' olduğunu yazabiliyor. O laiklik ki, Batı demokrasilerinin en önemli öğelerinden birisidir!
Ya da adı ciddi düşünüre çıkmış bir başkası 'Müslüman' AKP'nin laiklerden daha toleranslı ve ilerici olduğunu öne sürebiliyor.
IPI Kongresi sırasında Türkiye'de bulunan ünlü yazar Andrew Mango'ya Batı basınının bu tutumunun nedenini sorduğumda, bunun son yıllarda Türkiye'ye girmiş olan yabancı sermayenin izdüşümü olabileceğini söylemişti. Türkiye'ye milyarlar yatırılmasına önayak olan büyük bankerlik kuruluşları 'aniden patlak veren'(?) bu kriz dolayısıyla çok kaygılıydılar ve sürekli olarak AKP'ye bir şey olup olmadığını soruyorlardı. Atatürk biyografisiyle dünya çapında ün yapan Mango da, şu yaşında, okyanusun bir ucundan ötekine uçarak onları Türkiye konusunda bilgilendirmeye çalışıyordu!
Kuşkusuz, AKP'ye farklı gözlerle bakan gözlemciler de var. Ayın başlarında New York Post gazetesinde çıkan bir yorumda dünyanın önde gelen Ortadoğu uzmanlarından sayılan Amir Taheri AKP'nin büyük bir kandırmaca operasyonu yürüttüğünü öne sürmüş ve şöyle demişti:
"AKP, son üç yıldır, nefret ettiği Kemalist Cumhuriyet'i yıkmak için sessiz ve derinden bir darbeyi uygulamaya sokmuştur. Amacı onun yerine AB renkleriyle bezenmiş bir İslamcı yaratığı geçirmektir. Başka bir deyişle, koyun postuna girmiş bir kurdu."
Türkiye'nin yaşamakta olduğu çetin sınavı sempatiyle izleyenlere her yerde rastlanıyor.
İşte Tayland'da çıkan Bangkok Post gazetesinin pazar günü çıkan başyazısından bir alıntı:
"Türk halkı ince bir çizgi üzerinden yürümeye çalışıyor; bir tarafta baskıcı bir askeri diktatörlüğe sürüklenme tehlikesi, öte yanda radikal İslam çukuruna düşme olasılığı. (Türkler) uluslararası camianın en iyi dileklerini ve sürekli ilgisini hak ediyorlar."
Güney Afrika'nın Cape Town kentindeki bir haber ajansının yayımladığı yorumda ise şöyle deniyor:
"Artık siyaset çok daha küresel bir hal aldı. Türkiye'nin her adımı dikkatle izleniyor, gözleniyor, analiz ediliyor. Önümüzdeki yıllarda pek az ülkeye bu türden bir ilginin odağı olmak nasip olacak.
Evet, Türkiye cambaz gibi ipte ilerliyor, ne yazık ki hakemler daha cömert değiller."
Herkesin bilmesinde yarar var: Vitrin ülkedeyiz!