Ülke boyu panik atak

2007 baharına, ağır bir panik atak hastası olarak giriyoruz. Televizyon haberlerine bir göz atmanız yeterli: Sürekli atak ve kriz altyazıları geçiyorlar:</br>"Meclis'te şapka krizi..."

2007 baharına, ağır bir panik atak hastası olarak giriyoruz. Televizyon haberlerine bir göz atmanız yeterli: Sürekli atak ve kriz altyazıları geçiyorlar:
"Meclis'te şapka krizi..."
"Fıkra krizi büyüyor..."
"Ayasofya'da haç krizi..."
"Flaş... Flaş... Flaş... Yeni andıç krizi!"
Sinirleri bozulmuş, her an patlamaya, ağlamaya, bağırıp çağırmaya hazır gergin insanlardan farkımız yok. Dirençler sıfırlanmış: Her şey kriz, her şey panik atak nedeni...
Oysa 'kriz' diye sunulan olaylara nesnel gözlerle baktığımızda çoğunun önemsiz, kıytırık şeyler olduğunu, birilerinin akılsızlığından, işgüzarlığından, şapşallığından öteye gitmediğini görüyoruz.
Üç-beş Yunanlı ırkçı veledin marifeti uluslararası kriz mertebesine yükseltiliyor.
İki polisin cehaleti Atatürk devrimlerini tehlikeye atmış oluyor...
Sağlıksız bir ortam bu. Soğukkanlı olarak düşünmemizi, durumumuza nesnel olarak bakmamızı engelliyor.
Akıldışı şeyler yapma olasılığımızı artırıyor.
Tansiyonun düşürülmesi bunun için lazım. Cumhurbaşkanlığı üzerinde toplumsal uzlaşma bunun için lazım.
Aslında, Cumhurbaşkanlığı seçimi badiresiz atlatılsa, genel seçimler olaysız yapılsa bile, ülkenin başlıca siyasal aktörleri geleceğe çok iyimser gözlerle bakmamıza olanak vermiyorlar.
Sorun çözücü olarak AKP, içindeki suyu çoktan akıtmış ve boşalmış bir tankere benziyor. Ülke yollarında tangur tungur dolaşıyor, o kadar.
Bu arada şakşakçılar 'Müthiş tankersin, hâlâ dopdolusun, her yeri ne güzel suluyorsun' türünden kandırmacalarla durumu idare etmeye çalışıyorlar. Durumun hiç de böyle olmadığının anlaşılacağı gün yaklaşıyor.
Ana muhalefet CHP ise, treylerini başka yerde unutmuş bir TIR kamyonundan farksız. Oraya buraya, krizden krize koşup duruyor, ama verecek bir şeyi yok. Galiba şoförü treyleri başka yerde unuttuklarının farkında bile değil!
Bu arada, Türkiye'nin sorun stokları ha bire büyüyor. Ülke halkı, mallarını pazara ulaştırmak için 'Kamyonlara yük var!' levhası asmış çaresiz üreticiler gibi bekleşip duruyor.
Evet, kamyonlara yük var, çok yük var. Ama öyle bir kamyonun olup olmadığı bile belli değil.
Gelin de krize girmeyin! Gelin de panik atak geçirmeyin!