?Ulusalcı? Erdoğan

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan uzun bir aradan sonra Avrupa Birliği?nin merkezi sayılan Brüksel?e gitti, konuşmalar yaptı. Hem aradan geçen zaman, hem de köprülerin altından geçen sular nedeniyle söylediklerinin ilgiyle izlendiğine eminim.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan uzun bir aradan sonra  Avrupa Birliği’nin merkezi  sayılan  Brüksel’e gitti, konuşmalar yaptı.  Hem aradan geçen zaman, hem de köprülerin altından geçen sular nedeniyle söylediklerinin ilgiyle izlendiğine eminim. 
Ben de televizyondan izlerken Erdoğan’ın sözlerini onların kulağıyla değerlendirmeye çalıştım. Ve şu kelimeler döküldü dilimden:
“Aa,  Erdoğan galiba ulusalcı olmuş!”
Bir yandan AKP’nin iktidarda olduğu Türkiye’de ulusalcı kesimlerin  tasfiye edildiğini öne sürerken, bir yandan da böyle şeyler söylemenin bir çelişki olduğunun farkındayım. İnsanın aklına şu geliyor:
“Başkalarına bayrak bırakmamayı çok seven Başbakan yoksa şimdi de ulusalcıların bıraktığı bayraklara mı talip oluyor?”
Ulusalcıların aşırı ölçülerde bağımsızlık yanlısı olduklarını, Türkiye’nin Rusya ve İran’ı da kollayan Avrasya’cı bir dış politika izlemesi gerektiğini söylediklerini, kimi aydınların Ermenilerden özür konusundaki açılımlarını hiç beğenmediklerini, Kıbrıs’ta  Rumlara güvenilemeyeceğini  vurguladıklarını, AB’yi Türkiye’ye karşı çifte-standart uygulamakla suçladıklarını, Türkiye’ye gelen AB heyetlerinin ille Diyarbakır’a gitmeye çok meraklı olmasını eleştirdiklerini  vb. biliyoruz.
Şimdi bakalım Başbakan Erdoğan  Brüksel’de neler demiş:
İRAN’LA İLİŞKİLER VE BAĞIMSIZLIK: “Türkiye bir kavim değildir, bir kabile değildir. Türkiye asırlara dayalı bir geçmişi olan bir millettir, bir devlettir. Dolayısyla biz kendi kararlarımızı kendimiz veririz, atacağımız adımları biz kendimiz atarız. Kiminle görüşeceğiz, kiminle görüşmeyeceğiz, bunun kararını Türkiye olarak veririz.”
KIBRIS:  “(AB’de)  Kıbrıs yok, Güney Kıbrıs var. Kıbrıs derseniz Kuzey’e ne verdiniz diye sorarlar. AB’yi aldatan Güney Kıbrıs’tır.”
DİYARBAKIR: “Türkiye’yi gelip ziyaret etmeniz önemli, ama eskortlarınızı iyi seçmenizde yarar var... Bugüne kadar gelenler hep bizi Diyarbakır’a  götürün demişlerdir, ama Türkiye sadece Diyarbakır değildir... Kaldı ki, Diyarbakır’ın Türkiye’nin milli bütçesinden aldığı nasip çok çok ciddidir.”
Ve kısa bir süre önce söyledikleri:
ERMENİLERDEN ÖZÜR: “Soykırımı herhalde (bu) aydınlar yapmış ki özür diliyorlar!”
RUSYA: “Rusya’yı yok sayamayız...  Türkiye’nin ulusal çıkarları neyi gerektiriyorsa ona göre hareket ederiz.”
Biliyorsunuz,  ‘ulusalcı’lar Venezuela’nın  popülist lideri Hugo Chavez’i çok severler. Geçenlerde baktım Arap kentlerinde düzenlenen İsrail karşıtı  gösterilerde Erdoğan’ın dev resmi Chavez’inkinin yanında dalgalanıyor.  Zor düşünülebilecek bir birliktelik!
Ne oluyor? İslamcı radikalizmden ‘muhafazakâr demokrat’lığa geçiş yapan Erdoğan yeni bir ideolojik dönüşümün sinyallerini mi veriyor? Yoksa, beliren boşluklardan yararlanmak için siyaset mi yapıyor? Bu durum partisi içinde nasıl değerlendiriliyor?
Ya dış güçler, onlar ne diyorlar bu konuda?
Açıklanması gereken bir durum var. Bu, yalnızca bir saptama yazısı. Bakalım ne diyeceksiniz?