Uzlaşma için son uyarı

Yabandaki hayvanların en zayıf oldukları zaman su içtikleri andır. Doğa belgesellerinden biliyoruz: O koskoca zürafa...

Yabandaki hayvanların en zayıf oldukları zaman su içtikleri andır. Doğa belgesellerinden biliyoruz:
O koskoca zürafa, boyunu kısaltmak için bacaklarını açıp başını suya uzattığında, onda biri büyüklüğündeki leopara yem olabilir. Çünkü fena halde meşguldür ve boynu leoparın dişlerini geçirebileceği kadar alçaktadır.
Türkiye şu günlerde tüm dikkatini su içmeye yoğunlaştırmış devasa bir hayvanı andırıyor.
Su kaynağını sürekli kollayan yırtıcıların bundan haberli olduğuna şüphe yok.
PKK terörünün birkaç günde 10 can alışı bunun bir kanıtı. Önümüzdeki günlerde başkaları, çok daha vahimleri olabilir.
Türkiye başını suya soktu. Türkiye meşgul. Türkiye Cumhurbaşkanı'nı seçecek.
Su içme süresi uzun sürüyor. Çünkü, Türkiye kurumları paramparça. Çünkü, Türkiye'nin siyasileri uzlaşmasını beceremiyor.
Halkın büyük çoğunluğu istemediği halde, bundan beş yıl önce oyların yüzde 34'ünü almış, yani yüzde 66'sını almamış olan Recep Tayyip Erdoğan'ın yedi yıllık cumhurbaşkanlığına aday olma olasılığı her gün biraz daha artıyor.
367 tartışmasından ne sonuç çıkarsa çıksın, Erdoğan'ın seçimi çok zor ve sancılı olacaktır.
Bu süreç mucizeyle kazasız belasız atlatılsa bile, su içme süresi genel seçimlerin sonuçları alınıncaya kadar sürecek, ülkenin 'en zayıf an'ı bütün bir yıla yayılabilecektir.
Leoparlara davetiye çıkartmaktan başka bir şey değildir bu.
Türkiye'nin, sırf kendisini korumak adına, bu tehlikeli anı olabildiğince kısaltması gerekir. Bunun yolu cumhurbaşkanlığı için tüm toplumun üzerinde anlaşabileceği bir aday üzerinde uzlaşmaktan geçer. Boş hayal değil: İstenirse ve aranırsa bunun olabileceği görülecektir.
Evet, en kötü olasılık, cumhurbaşkanlığı seçimimin geçmişte olduğu gibi yasadışı yollarla engellenmesidir. Darbe, tehdit, sıkıştırma istemiyoruz!
İkinci kötü olasılık, salt teknik argümanlara dayanarak ama etik ve siyasal itirazlar göz ardı edilerek sandalyesi en çok olan partinin kendi genel başkanını cumhurbaşkanlığına seçmesi, daha doğrusu onun kendi kendisini bu makama atamasını onamasıdır. Kandırmaca istemiyoruz!
En iyi ve en demokratik olasılık, siyasal aktörlerin toplumun sesini dinleyerek üzerinde uzlaşılacak o kişiyi bulmasıdır. Uzlaşma istiyoruz!
Uzlaşma, en büyük demokratik erdemdir. Uzlaşma, sistemin bağışıklık sistemidir.
Uzlaşmanın, sorun haline gelmeyecek bir cumhurbaşkanı seçmenin dışında da pek çok yararları vardır: Toplumları felaket ve yenilgilerden korumak gibi...
Sonradan pişmanlık fayda vermez!