Ve gemi gidiyor

Yo, şu güzel pazar sabahı yüreğiniz hoplamasın. Giden gemi 'devlet gemisi' filan değil, gerçek bir gemi. Adı Kybele.

Yo, şu güzel pazar sabahı yüreğiniz hoplamasın.
Giden gemi ‘devlet gemisi’ filan değil, gerçek bir gemi. Adı Kybele. Şu anda Korent Kanalı’ndan çıkmış İyon Denizi’nin maviliklerinde İtalya yönünde ilerliyor.
Kybele’nin öyküsünden zaman zaman söz ediyorum. Son olarak mayıs başında Foça’da harekete hazır beklediğini yazmıştım. 7 Haziran’da yola çıkıldı, Ege Denizi kürekle bir uçtan ötekine aşıldı .
Yunan yetkilileri Korent Kanalı’na kürekle girilemez diye ayak direyince refakat teknesine bağlanılarak kayaların arasından geçildi.
Hedef Marsilya! Tam 1700 deniz millik bir yolculuk bu. Amaç, Foçalıların M.Ö. 6. yüzyılda yaptıklarını 25 yüzyıl sonra benzer koşullarda gerçekleştirmek.
Fransa’nın en önemli liman kenti Marsilya’nın Foçalılar tarafından kurulduğuna inanılıyor.
Ve işte, M.S. 2009 yılında Anadolu’dan insanlar bir kez daha iki kent arasına bir ilmik atıyorlar...
Mayıs başında Foça’da Kybele ile yaptığımız kısa yolculuk sırasında kürekçiler dahil tüm yolculara gıpta etmiştim. Yolculuğun ileri aşamalarında lacivert denizde ine çıka ilerlerken uzaklardan kara parçalarının görünüşünün düşünü kurmuştum: 
“Şurası Sicilya mı acaba? Bak, yan tarafta volkanik bir dağ da var.”
Benim kuşağımdakilerin çoğu gibi Jules Verne’nin çocuğu sayılırım ben de. Kaptan Grant’ın Çocukları’nın arkadaşı...
Tabii, Verne’nin olmasa, İki Çocuğun Devri Âlemi’nde Yano ile Yanik’in can yoldaşları...
Dünyayı merak etmeyi, yolculukları sevmeyi onlardan mı öğrendim? Yoksa bunlar içimde zaten vardı da onun için mi sevdim onları?
Her ikisi de herhalde. 
Şimdi çocuklar gerçek yolculuklara başlamadan dünyanın en gizli köşelerini bile televizyonlarda görüyorlar. Bir bakıma özenerek bakıyorum onlara, ama sormadan da edemiyorum:
“Ya hayal gücünün payı?”
Belki de onların uzaydaki uzak yıldızlara ve yeraltındaki korkunç canavarlara ilgi göstermeleri bundandır.
Merak ve hayal gücü olmadan doğru dürüst hiçbir şey olmuyor. Eğitimin temel amacı onları battal etmek değil, körüklemek ve geliştirmek olmalıdır.
Eyvah, gene sıkıcı konulara geldik...
Boş verin. Kendinizi Kybele’nin güvertesinde düşleyin. Ilık rüzgâr yüzünüzü  okşuyor. Şu tarafta bir karaltı var, Kefalonya adası olabilir mi? Yanındaki de Ithaka olmalı, Odiseus’un ülkesi...
2009 yazında bir pazar günü... Gemi gidiyor.