Where is the meat?

Kürt sorununu kısa sürede çözmeyi hedeflediği iddia edilen 'demokratik açılım', kamuoyu ilgisi açısından, hava kaybeden bir balona benziyor.

Kürt sorununu kısa sürede çözmeyi hedeflediği iddia edilen ‘demokratik açılım’, kamuoyu ilgisi açısından, hava kaybeden bir balona benziyor. İçine kısa sürede ısıtılmış hava basılmazsa yarım kalmış projeler rafına kaldırılması kaçınılmaz görünüyor. Daha önce nice örneklerini gördük.
O rafta bu iktidara ait birçok ‘paket’ var.
Tuhaf ama gerçek: Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapılması düşünülen görüşme son bir umut olabilir.
Ortada çelişkili bir durum var aslında. AKP bu görüşmenin kapalı olarak yapılmasından yana. Ancak MHP lideri Devlet Bahçeli bunu kabul etmeyeceğini, kapalı oturumda yapılacak görüşmeleri halka açıklayacağını söylüyor.
İşte çelişki bu noktada: Açık olarak yapılacak ve televizyonlardan canlı olarak yayımlanacak bir görüşme bu açılıma hayat öpücüğü etkisi yapabilir. Kapalı yapılması ise, tam tersine, kamuoyundaki kuşkuları depreştirerek rafa kaldırma sürecini hızlandırabilir.
Yani Bahçeli Erdoğan’a, niyeti bu olmasa da, bir can simidi uzatıyor olabilir.
Nasıl bu noktaya gelindi? Şu aşamada ünlü ‘açılım’ın kamuoyuna sunuluşunda yapılan iletişim hatalarına göz atmanın yararlı olacağını düşünüyorum:
1) CHP ve MHP açılımdan önce bilgilendirilmediği için, muhalefete ve istismara açık büyük bir alan bırakıldı. Onlar da bu alanı tepe tepe kullandılar. Hükümet bu gün çekildiği sınırları onlara baştan açıklamış olsaydı o kuşkular doğmaz, kamuoyunun önemli bir kesimi daha baştan kaybedilmiş olmazdı. Doğa gibi enformasyon alanı da boşluktan nefret ediyor.
2) Açılımın sınırları belli oldu ama, içinde ne olduğu hala bilinmiyor. Bu da kuşkuları körüklüyor. Amerikalılar yuvarlak vaatlerde bulunanlara ‘Where is the meat?’ (Et nerede?) sorusunu sorarlar. Bizde de pek çok kişi aynı şeyi soruyor. Buna Kürt kökenli yurttaşlarımız da dahil: Bu hamburgerin eti nerede?
3) Açılımın ilk aşamasında bu konuda fazlasıyla angaje olarak görülen kişilerle görüşülmesi danışıklı döğüş kuşkusu uyandırdı. Frenk dillerinde ‘Papa’ya Katolik propagandası yapmak’ anlamına gelen bir deyiş vardır. Biraz öyle bir görünüm ortaya çıktı. Sonra başkalarıyla da görüşüldü ama tüm danışma süreci kafalarda ona göre çerçevelendi.
İlk izlenimleri değiştirmek zordur.
İşte bu gibi nedenlerle Başbakan Erdoğan’ın kamuoyunu net bir biçimde bilgilendirmesi, ‘Where is the meat?’ sorusunu yanıtlaması gerekiyor.
Başbakan bunu parti toplantılarında verdiği söylevler ya da Ulusa Sesleniş türü medya konuşmalarıyla başaramaz. 
Son bir gayretle millete seslenmesi gereken yer Meclis kürsüsüdür. Bahçeli’nin kapalı oturum itirazı ona bu şansı veriyor.