Yeni anayasa kimin projesi?

Yeni anayasa sürecini tartışıyoruz. Önce şu aşamada tarafların nasıl konuşlandığını görelim...

Yeni anayasa sürecini tartışıyoruz. Önce şu aşamada tarafların nasıl konuşlandığını görelim:
Yeni 'sivil' anayasa girişimi şu anda küreselleşmeci İslamcılarla Kemalizm karşıtı liberallerin ortak projesi olarak görünüyor. Asıl güce sahip olan ve 22 Temmuz seçimleriyle bu gücü pekiştiren küreselleşmeci İslamcılar şimdilik fazla profil yükseltmemeye dikkat ediyor, kavramsal yol açma işinin liberallerce yapılmasını tercih ediyorlar. Türlü çeşitli ulusalcılar böyle bir ortaklığın başlattığı girişime neredeyse refleks olarak karşı çıkmaktalar.
'Küreselleşmeci İslamcılar' terimini açmakta yarar var. Bunun, dünyadaki ideolojik tanımlamalar açısından tuhaf bir bileşim olduğuna şüphe yok. Ancak, yararlı ve zihin açıcı olduğunu düşünüyorum. Günümüz Türkiye'sinin siyasal tartışmalarını eski terimlerle yapabilmemiz mümkün değil.
Bu kavramın bir türünün mucidi olarak Koç Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ziya Öniş'i gösterebiliriz. Oniş, 2006 yılında sunduğu bir tebliğde Türkiye'deki Avrupa Birliği tartışmasının şu iki kamp arasında geçtiğini öne sürmüştü:
Küreselleşmeci muhafazakârlar ve savunmacı ulusalcılar (ya da milliyetçiler).
Öniş, iktidardaki AKP'yi 'küreselleşmeci muhafazakâr' olarak nitelerken, merkez sağ partileri ve CHP'yi 'savunmacı ulusalcılar' kampına yerleştiriyor, ancak bu durumun Avrupa demokrasilerinin şablonlarına göre paradoksal olduğuna da işaret ediyordu.
Benzer bir ayrışmanın İslamcı kanat içinde yer alan Kenan Çamurcu tarafından da kullanıldığını görüyoruz. Çamurcu, 'küreselleşmeci dindarlar' ile 'ulusalcı laiklerin' çatışmasını Türkiye'nin seçim dönemindeki temel saflaşması olarak görüyordu. (Çamurcu, seçimden önce yazdığı bir yazıda 'küreselleşmeci dindarlar' ile 'milli duyarlılıklarını elde tutan dindarlar' arasında da bir çatışmadan söz ediyordu, ama seçim sonuçları bu ikincilerin pek zayıf kaldıklarını gösterdi.)
Ben diğer türden mufazakârlar ve dindarlarla karışmaması için küreselleşmeci 'muhafazakârlar' ya da 'dindarlar' yerine, 'İslamcıları' tercih ediyorum. Bundan rahatsız olanlar, 'İslamcılar'ın başına 'eski' ya da 'ex' nitelemesini koyabilirler.
Başa dönelim: Taraflar bu şekilde konuşlanınca, bu tartışmada çok uzak olmayan bir gelecekte gerilimin yükseleceğini ve sağlıksız bir ortama varılacağını görmek için müneccim olmak gerekmiyor. Belli ki, yeni anayasa tartışması da cumhurbaşkanlığı tartışmasının çamurlu yollarına varacaktır. Bu, kurumlar arası çatışma ve huzursuzluk demektir. Felç olmuş bir başkent demektir.
Böyle bir yoldan özlenen ve ihtiyaç duyulan 'toplumsal sözleşme'ye varılamaz.
Sonuç: 'Sivil' anayasa girişimi Küreselleşmeci İslamcılar ile Kemalizm karşıtı liberallerin ortak projesi olarak yola çıkmış olsa bile öyle kalmamalı. Mutlaka ve samimi olarak genişletilmeli.
Özellikle, 12 Eylül Anayasası'ndan çok çekmiş olan CHP dışı solun bu tartışmaya en kapsamlı biçimde girmesi ve yapılan önerilere karşı çağımızın gerçeklerine uygun seçenekler koyması onun için bir fırsat olabilir.
Tabii öyle bir sol varsa ya da olabilecekse...