Yeni bir dönem başlıyor

Ankara'yı uzaktan gören otelin penceresinden bakıyorum: Bozkırın en güzel zamanı. Aylardan mayıs. Bir ay sonra sapsarı kesilecek olan tepeler, hâlâ çağla yeşili...

Ankara'yı uzaktan gören otelin penceresinden bakıyorum: Bozkırın en güzel zamanı. Aylardan mayıs. Bir ay sonra sapsarı kesilecek olan tepeler, hâlâ çağla yeşili...
İleride görünen ağaçları ve yüksek yapılarıyla bu Ankara 'asude bir bahar ülkesi'ni andırıyor.
Oysa biraz içine girip insanlarıyla konuşmaya başladığınızda oranın aslında fokur fokur kaynayan bir kazan olduğunu hemen fark ediyorsunuz. Akıl almaz senaryolar, casus romanlarını solda sıfır bırakacak komplo teorileri dolaşıyor etrafta.
En önemlisi: Yarının ne getireceğini hiç kimse bilmiyor. Tam bir çözülme noktasındayız.
Bundan altı ay kadar önce başkentte iktidar yapısının fena halde parçalandığını, böyle bir yapının büyük krizlerle başa çıkmasının çok zor olacağını yazmıştım. Eğer birileri, örneğin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, işe müdahale edip akort edici bir operasyon yapmazsa, işlerin bir çözülme noktasına geleceğini öngörmüştüm. Hiçbir sistem bu kadar çekişmeye uzun süre tahammül edemezdi.
Edemedi.
E-muhtıra ile o kritik eşik aşıldı. Cumhurbakanı seçilemeyince katılaştı.
Peki, bundan sonra ne olacak?
Ne olmayacağını söyleyeyim: Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak! 2002 yılından 2007 Nisan'ına kadar devam eden AKP dönemi sona ermiştir. Onun yerini mutlaka başka bir şey alacaktır. Belki bir koalisyon, belki daha farklı bir bileşim.
Her iktidar değişimi başkentleri aniden elektrik verilmişcesine sarsar. Erk sahipleri için artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını kabul etmek kolay değildir. Hele AKP'nin yönetim kadroları için hiç de kolay olmayacaktır. Psikolojik olarak buna hazır değiller. Onlar en az bir dönem daha iktidarda kalacaklarına yüzde 100 emindiler. Tüm kartların kendilerinden yana olduğuna inanıyorlardı. Cumhurbaşkanı seçimi sırasında yaptıkları hataların asıl nedeni de bu aşırı güvendir.
Bakalım rüzgâr döndükten sonra nasıl kaptanlık yapacaklar?
Kötü hava kaptanlığı çetindir.
Ya muhalefet? Orada da beklenmedik bir hareketlilik var. İktidar kokusu almışların hareketliliği. Baksanıza, Deniz Baykal bile AB ve ABD konusunda farklı bir tonla konuşuyor. Eski yapılar, ittifaklar, söylemler bahar rüzgârlarıyla uçup gidiyor. Yeni bir dönem başlıyor.
Bozkır, her türlü fırtınanın kopabileceği, sıcak bir yaza hazırlanıyor...