Aynı anda mutfakta ve salonda

Kent Oyuncuları genç kuşak İngiliz oyun yazarı Patrick Marber'ın 'Kumarbazın Seçimi'ni Cengiz Bozkurt'un çevirisiyle oynuyor.

Kent Oyuncuları genç kuşak İngiliz oyun yazarı Patrick Marber'ın 'Kumarbazın Seçimi'ni Cengiz Bozkurt'un çevirisiyle oynuyor. Oyunu sahneye koyan da yine Cengiz Bozkurt.
Kendisi de iflah olmaz bir kumarbaz olan Marber, yakından tanıdığı bu çevreyi çıkarıyor seyircinin karşısına, ilk oyun olduğunu düşündürtmeyecek kadar aksaksız bir yapıtla.
1. perdede ikili sahne kullanımıyla seyircinin salon ile mutfak arasındaki ilişkiyi, ayrıca salonda ve mutfakta aynı anda geçen olayları eşzamanlı olarak izlemesini sağlaması ustaca. Oyun kişileri aralarında var olan ya da olmayan mesafelerin belirtilmesi, bunların kendilerine özgü davranış biçimleri ve dilleri aracılığıyla en sağlam, en kestirme yoldan tüm boyutlarıyla oluşturulmuş olması da bunun bir kanıtı.
'Kumarbazın seçimi' bu anlatımın temelinde yatan mizah kökenli yaklaşımı, oyun kişileri arasındaki ilişkilerindeki aşırı sıcaklığı, konunun işlenişi ve gelişimiyle bir komedya. Iskalanmış yaşamlarında bir dönüm noktası yakalayabilmek, çaresizliklerini sonlandırmak, düşlerini gerçekleştirebilmek, hırslarını tatmin etmek, bir tür boşalıma ulaşmak gibi ortak ya da farklı amaçlarına çıkış yolu olarak şans oyunlarını görenlerin kahkaha dolu öyküsü. Ancak, bu umuda yolculuk, kabul edilmek istenmeyen toplumsal konumların, genelde de insanlık durumunun tragedyasını da derinliklerinde barındıran bir komedya.
Şu soruları getiriyor seyircinin aklına:
Aslında her insan yaşamında belli seçimler yapan, bu seçimlere bel bağlayan bir tür kumarbaz değil midir? Yaşam olgusu da, varlık ile yokluk arasında bir seçimler bütünü değil midir? Heyecanlarını, korkularını, hınçlarını, geleceklerini rastgele dağıtılacak oyun kâğıtlarına, yazı ile turaya, yazgıya bağlayan, bilinmeyen geleceğe giden bir köprü seçimi, bir kumar değil midir yaşam?
'Kumarbazın Seçimi', Londra'nın kenar köşe bir semtindeki salaş bir 'restoran'da, altı kişi arasında geçer: Patron ile üç çalışanı her pazar gecesi işteki konumlarını unutarak, unutmaya çalışarak, alt katta hiç aksatmadan poker oynamaktadırlar. Yine de Stephen'ın (Köksal Engür) konumu ötekilerden farklıdır: o patrondur; kumar onun yerinde, onun yönetiminde oynanır. Gerekli denetimi de ağırlığını koyarak o yapar. Bir tanrı gibi çalışanlarının ve oğlunun yaşamlarını düzenleme hakkı da görür kendinde.
Aşçı Sweeny'nin de (Bülent Şakrak) aklı fikri pokerdedir; gelecek sorumluluğunu duyduğu küçük kızının mutluluğu için kendine ve çevresine boşuna direnir. Yamağı Frankie'yse (Engin Hepileri) kumar masasından yüklüce bir para kaldırıp kendini başka diyarlara atmayı düşler. Her hafta tüm parasını masada bırakan saflaloz Mugsy'ye (Bartu Küçükçağlayan) gelince onun amacı kendisine yakışan türdendir: Otoyoldaki terk edilmiş 'kenef' binasını elden geçirip 'restoran'a dönüştürmek için masadan gerekli parayı toparlamak. Bütün hafta o gecenin gelmesini beklerler. Aslında kazanacaklar da, kaybedecekler de hep aynılarıdır, ancak umut hiç ölmez. Kumarbaz babanın kumarbaz oğlu Carl'ınsa (Okan Yalabık) yüklüce bir kumar borcu vardır ve bunu bir yolla ödemesi gereklidir. 'Profesyonel' bir kumarbaz olan Ash'se (Cüneyt Türel) tam bu sırada bir şeytan gibi alacağını 'tahsile' gelir.
Cengiz Bozkurt'un kıvrak çevirisi sahneye çok uygun. Oyun kişilerinin bu ortamda doğal olarak ağızlarından düşürmeyecekleri kimi yakası açılmamış küfürlerle de iyice renklendirilmiş. Sahneleme sırasında da, bir yandan ilişkilerdeki komedya öğesini vurgular, bir yandan olayın gerçekçi boyutunun altını çizerken bir yandan da bunun altında yatan trajik boyutu hissettiriyor. Bu uygulama, doğallığı ve sıradanlığı içinde etkili çevre (Barış Dinçel) ve giysi (Gülay Kuriş) tasarımlarıyla, ışıkla (Cem Yılmazer) ve müzik derlemesiyle (Arda Algül) de desteklenmiş.
Bu başarılı gösterimde tüm oyuncu kadrosunun yorumu ve birlikteliği övgüye değer. İki ustanın, Köksal Engür ile Cüneyt Türel'in yarattıkları kişilikler belleklerden silinmeyecektir. Onlara eşlik eden genç kadronun üst düzey başarısı da.
'Kumarbazın Seçimi' mevsimin kaçırılmaması gereken oyunlarından biri.